Zumwalt Destroyerinin Mühimmatı LRLAP Hazır
6 Mar, 2010 | Kategori: Deniz Savunma Sanayi | info@savunmasanayi.netABD Deniz Kuvvetleri (USN)’nin yıllardır üzerinde çalıştığı ve yeni Zumwalt sınıfı destroyerlerine entegre etmeyi planladığı 155 mm çaplı “Uzun Menzilli Kara Taarruz Mermisi” LRAP (Long Range Land Attack Projectile) ArGe’si tamamlandı.
Zumwalt sınıfı ilk destroyerin 155 mm gelişmiş top sistemi (AGS) ile ateşlenebilecek olan mühimmatın seri üretimi gelecek sene 2011 yılı içinde start alıyor.
Söz konusu ileri teknoloji 155 mm’lik top 1990′lı yıllardan beri geliştiriliyordu ve öncel amacı, uzak menzildeki kara hedeflerine isabetli yüksek kalibre seri atışlar yapabilmekti.
AGS, elektrik/elektronik takat ve kontrollü, tam otomatik, su soğutmalı ileri teknoloji bir top sistemi olup, dakikada 10 adet 155 mm top mermisini, dolayısıyla teorik olarak seri halde 1 mermi /6 san. ateşleme yeteneğine sahip.
Topun L62 kalibresi, dolayısıyla namlusunun çok uzun tutulması, modern 155 mm’lik mühimmatın mevcut menzilini daha da artırıyor. Her biri 224,2 cm uzunluğunda ve 102 kg ağırlığındaki gelişmiş LRLAP top mermilerinin en önemli özelliği, mermiye adapte edilen yardımcı roket motoru ve uydu tabanlı (GPS) güdümleme kiti sayesinde, merminin ateşlendikten sonra hedefine sağlıklı bir biçimde yönelebilmesi.
65 deniz mili menzile sahip LRLAP mermisi, hareket halindeki gemiden ateşleneceği halde, 120 km menzildeki satıh hedefini 20-50 metre hata payı ile vurabilmektedir ki bu parça tesirli harp başlılığı kullanıldığında bir çok hedef çeşidine göre etkili bir unsurdur. LRLAP’ın seri üretimi gelecek yıl start alıncaya kadar, maksimum menzilinin 85 deniz miline, dolayısıyla 157 km’yi vurması için çalışmalar da devam ediyor.
Bu bağlamda USN’nin yeni nesil destroyeri Zumawlt sınıfına da kısaca değinmekte fayda vardır.
USN için 21. Yüzyılın yeni nesil destroyer geliştirme planları aslında neredeyse 20 sene öncesine 1991 yılına, ilk Arleigh-Burke sınıfı destroyerin hizmete alınmasına kadar dayanıyor. Arleigh-Burke sınfı savaş gemileri, bugün bile dünyanın en modern detroyerleri arasında yer aldıkları halde “Surface Combatant, 21. Century” (SC-21) adı altında yeni nesil destroyer faaliyetleri başlatılmıştır.
90′lı yılların sonunda SC-21 projesini, DD-21 takip etti ve ihale nitelikli projede, iki ayrı ABD firma timi rekabet içinde yarıştılar. Lockheed Martin ve Bath Iron Works firmalarının “Team Blue” ve Raytheon firmasının “Team Gold (Ingalls)” timlerinin birbirlerinden bağımsız olarak çekiştiği programda, yeni nesil destroyerlerin birim fiyatı 1.5 milyar dolar ($ABD) olacak, onuncu gemiden sonra da 750 milyon dolar maliyete üretilecekti ve ilk gemi USS Zumvalt 2008′de hizmete girecek şekilde faaliyetlerini sürdürmüşlerdi. Fakat USN’nin 32 adet ihtiyaç duyduğu programda Mayıs 2001′de, ArGe maliyetlerinin çok artması ve bütçe kesintileri sebebiyle proje iptal edildi.
Çok geçmeden, 11/9 Terör Saldırıları sonrası, 30 Kasım 2001 tarihinde proje yeniden hayata döndürüldü ve eski ihaledeki aynı timler mevcut projelerini baz alarak yeniden yarıştılar. 29 Nisan 2002 tarihinde proje ‘Ingalls’ timine ihalelendi ki artık bu tim Northrop Grumman bünyesine katılmıştı.
Netice itibariyle 32 adet Zumwalt sınıfı detyroyer ihtiyacı, yüksek ArGe ve prodüksiyon maliyetlerinden dolayı önce 24′e, en son olarak da 7 adede düşürüldü.
Halen inşa edilmekte Zumvalt sınıfinın aynı adlı ilk destroyeri USS ZUMWALT (DDG-1000) 2013 yılında hizmete girecek, ikinci gemi USS MICHAEL MONSOOR (DDG-1001) ise bunu 2014 yılında takip edecek.
USN, Zumwalt destroyerlerinin geliştirilmesiyle teknolojide yeni bir çığır açtı ve bugüne dek sadece ArGe için harcadığı 13 milyar doların ($ABD) bedeli, teknoloji harikası futuristik bir destroyer sınıfı oldu.
Optik olarak adeta su yüzünde seyreden bir denizaltı görünümünde olan Zumwalt sınıfı detryoler, aslında 14 500 tonluk deplasman ağırlığı itibariyle adete bir kruvazör çapında.
Destroyerin futuristik dizaynı, radar yansıması ve ses emisyonunu azaltmaya alınmış bir önlem ve “stealth” özellikli bir gemi olmasındaki ana etkendir. Klasik savaş gemisi dizaynlarına oranla, Zumvalt sınıfı gemilerin en geniş olduğu yer güvertesi değil, geminin su hizasındaki, karina sınırındaki gövdesidir. Dolayısıyla su yüzeyinden yukarıya doğru çıktıkça, geminin borda genişliği azalmaktadır. Bu sayede gemi hareket halindeyken pruva ve pupa cephelerinde yukarı/aşağıya doğru çok daha hafif sallanır. Ayrıca gemi hızla yol alırken dalgaları kesercesine, adeta aralarından sıyrılarak kayarcasına mesafe kateder ki bu sayede suda daha az ses çıkarması da sağlanır.
Ayrıca destroyerin açıkta direk, radar, anten, silah ya da benzeri donanımları yoktur. Tüm sensör ve elektronik donanımlar, geminin kulesine ya da güverte üstü yuvalara entegre edilmiştir. Destroyerin ana silahları olan, yukarıda değinilen ön güvertedeki iki adet 155 mm çaplı AGS topları dahi, aynı zamanda hangar görevide gören kaplamalı yuvalarındadır ve gemi transit hareketteyken bunlar gözükmez. Bu sayede radar yansıması, dolayısıyla izi de minimize edilir. Söz konusu toplar sadece muharebe modunda, ateşlenecekleri zaman yuvalarından çıkarılır. Dolayısıyla bir gemiden çok denizaltı görünümünde olması, dizaynı yanında bu prensiple bağlantılıdır.
Destroyerin pupa kısmında bir helikopter iniş platformu ve hangarı bulunmaktadır. Yine özel kuvvetler/deniz komandoları için iki minik hücümbotta hangardaki standart teçhizat arasında yer alır.
Zumwalt destroyerinin en önemli özelliklerinden biri de, tüm sistemlerinin komple elektronik takat ve kontrollü olmasıdır. Geminin dahili elektrik santrali, tüm bu sistemi karşılayacak şekilde dizayn edilmiş ve son derece gelişmiştir. Geminin A’dan Z’ye dijital ve elektronik takatlı/kontrollü olması, mürettebatının 142 kişiyle sınırlanabilme avantajını da sunmaktadır ki normalde 14 500 tonajlı bu tip bir savaş gemisi için 380 kişilik mürettebata ihtiyaç duyulmaktadır.
Netice itibariyle Zumwalt sınıfı üç yıla kadar USN’nin hizmetine girdiğinde, dünyanın en gelişmiş, sinsi, modern ve kara hedeflerine karşı en efektif taarruz destroyeri olacaktır fakat geminin yumuşak karnı, hava saldırılarına karşı zaafının da bulunmasıdır, dolayısıyla uçak-/füzesavar sistemleri konusunda gelişim potansiyeli mevcuttur. Yine geminin anti denizaltı maksatlı torpidoları bulunsada, öncel görevi kara hedeflerine taarruz olan bu destroyerin, henüz sadece müttefik kuvvetlere nasip olsa bile örneğin havadan bağımsız tahrik sistemli (AIP) denizaltılara karşı özsavunma sisteminin ne kadar gelişmiş olduğu da henüz bilinmemektedir.
Ayrıca geminin seri üretimde dahi birim maliyeti (ArGe masrafları haricinde) 3 milyar doların ($ABD) üzerindedir ve bu paraya batı menşeli en az dört adet modern firkateyn de rahatlıkla alınabilir.
“Stealth” özellikli de olsa, bu elektrooptik veya -akustik açıdan tespit, teşhis ve takip edilemeyeceği anlamına gelmeyen, 3 milyar doları ($ABD) aşan maliyetli platformun saldırı silahlarının 2 adet 155 mm top ve seyir füzeleri ile sınırlı olduğu düşünülürse, dört modern firkateynmi yoksa sınırlı silahı bulunan futuristik dizaynlı bir destroyermi daha orantılıdır sorusu, görevin niteliğine göre tartışmaya açıktır.
TEKNİK ÖZELLİKLER:
Ebat:
182,90 m x 24,60 m x 8,40 m
Deplasman tonaj:
14 500 t
Ana Tahrik:
2 x Rolls-Royce MT 30 tipi gaz türbin (70 MW) / 2 pervane
2 x Rolls-Royce tipi yardımcı dizel jeneratörü ( 78 MW)
Silahlar:
2 x 155 mm AGS topu
80 x dikey hücreli füze lançeri. Kara hedefleri için BGM-109 Tomahawk seyir füzeleri ve öz/yakın savunma amaçlı RIM-162 Evolved Sea Sparrow (ESSM) füzeleri
2 x 57 mm Mk. 110 mak. top
ASROC torpidoları
1 x SH-/MH-60 Sea Hawk tipi helikopter
3 x MQ-8 Fire Scout tipi insansız helikopter
Mürettebat:
142










