Savunma Sanayi.NET Güncel Savunma Sanayii Haberleri Sitesi - Yıl 2 - 11/03/2010

BAĞLANTI BİRİMİ REKLAMLARI SONU-->

Terörist, katil, sahtekar, bölücü hain ve dahası..

17 Ara, 2009 | Kategori: Haftanın Fotoğrafı

Türk Silahlı Kuvvetleri’ni sistematik olarak hedef alan, asimetrik psikolojik harp yanında dezenformasyon tipi yöntem ve taktiklerle bu kurmumuzu yıpratmaya çalışan iç ve dış odakların çoğaldığı şu günlerde, şimdi de fiilen ’33 er’ dosyasının yeniden açılması dedikodularının gölgesinde altında, PKK’nın kanlı yakın tarihinin tekrar yazılması için yoğun çaba sarfediliyor.

24 Mayıs 1993 tarihinde, dünyanın en kanlı (ve paralı) terör örgütlerinden PKK’nın imza attığı binlerce rezaletinden biri olarak sembolleşen bu hadisenin detaylarını yeniden irdeleyerek moralleri sıfırlamak şu konjonktürde çok sağlıklı olmayabilir, dolayısıyla çok fazla detaya şimdilik gerek yoktur.

Kısaca hatırlatmak gerekirse, PKK’lı bebek katilleri, Bingöl-Elazığ karayolu üzerinde, Bilaloğlu mevkiinde, terhis olan ve/veya birliklerine teslim olmaya gitmekte olan silahsız ve sivil kıyafetli erlerimizin de yolculuk yaptığı bir otobüsün yolunu keserek, kısmen kimlik kontrolünde Türk askeri olduklarını tespit etmiş, akabinde Mehmetçiklerimiz sıraya dizildikten sonra üzerlerine vahşice, yüzlerce, hatta muhtemelen 1500’ü aşkın, yani ölen asker başına ortalama 50 adet AK-47 Kaleşnikof mühimmatı ateşlenerek hunharca şehit edilmişlerdi.

Bugünlerde başta laik Cumhuriyeti’ne, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne, vatanın bölünmez bütünlüğüne darbe vurmak, yargılamak, yıpratmak, ‘ısıranamayan eti kemirmek’ moda olduğundan ve yer yer Türk bayrağının alerji duyulduğu, neredeyse yasaklandığı ve PKK/Öcalan bayraklarının kısmen rahatlıkla müdahale edilmeden dalgalanabildiği ülkemizdeki bu durumdan dolayı, şu 33 er mevzusunu sözde yeniden açmanın rezaleti ile ilgili bir fotoğrafı buradan tekrar yayınlamak uygun olacaktır.

Ne diyordu bebek katili APO İmrali Adası‘ndaki 1999 yargı sürecinde konuyla ilgili olarak kabaca?:

‘Evet PKK yaptı ama emri ben vermedim, yani merkezi değil, mahalli inisiyatifle gerçeklesen bir eylemdi ve ateşkese darbe vurdu, onaylamıyorum..’

Bunlar sabit iken ve resmi tutanaklar mevcutken, şimdi eski yaraları yeniden kaşıyarak sözde demokrasi şampiyonluğu adına ’yi adım adım bölünmenin eşiğine getiren zihniyetin son marifeti, 33 er hadisesini yeniden derlemek olmak gözükmektedir.

Son Tokat/Reşadiye katliamını PKK’nın yaptığını artık ‘Sağır Sultan’ bile duymuşken, PKK adına üzülen ve hayal kırıklığına uğrayan, içleri kan ağlayan bilgisizler için aşağıdaki fotografı yeniden hatırlatmak bu bağlamda faydalı olacaktır.

Bu resim 20 Mart 1992 tarihinde çekilmiştir, yani 33 erimizin katledildigi vahşetten 14 ay öncedir.

Lübnan’ın Bekaa Vadisi‘nde çekilen bu resimde, Kürt/Türk bebek katili Abdullah Öcalan yanında, şu an ’da iktidarda olan PASOK partisinin bir milletvekili de görülüyor.

Bu tarihte Öcalan’ı Bekaa Vadisi’nde ziyarete gelen Yunan PASOK delegasyonunda: Lefteros Varivakis, Dimitrios Vounatsos, Elizabeth Papazoi ve Kostas Baduvas milletvekilleri bulunuyordu.

Resimdeki yüz ifadeleri ile kana susamış vampirleri andıran bu iki düşmanı subje, Yunanca, yani Grek harfleriyle yazılı bir haritanın önünde, petrol boru veya nakil hatlarına dikkat çekmeye çalışıyorlar.

Burada bebek katili, işaret parmağı ile Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattının tam da 33 erimizin hunharca şehit edildiği bölgeyi işaret ediyor. Adeta yabancı yatırımcılara ve ülkelere mesaj verircesine: ‘Burası ben ve PKK oldukça güvensiz, yatırım yapmayın, bakın buralarda neler olacak, yakıp yıkacağım..’ der gibi.

Yunanlı PASOK milletvekiliyse, Karadeniz üzerinden aklınca ’ye göre çok daha güvenli denizyoluyla taşıma hattı alternatifinin altını çizmeye çalışıyor ve bu resimden 14 ay sonra da Öcalan’ın işaret ettigi noktada 33 erimiz katlediliyor.

Varlığımızı borçlu olduğumuz Gazi Mustafa Kemal ’ün kurduğu 86 yıllık bu Cumhuriyeti, tüm siyasi, ekonomik dış ve özellikle de iç desteklere rağmen bir türlü yıkamayan zihniyet odakları, irili ufaklı inisiyatifleri ile ülkenin bölünmez bütünlüğünü hedef alarak TSK’ne saldırmaya devam etselerde, elbette bugünlerde geçecek ve hiç erimeyeceği sanılan karın altına gömülen çöp ve pislikler de bir gün işin tabiatıyle bir bir ortaya çıkarak temizleneceklerdir.

33 erimizin kahpece şehit edildiği rezalet ve vahşetin idari sorumlusu bizzat ‘Parmaksız Zeki‘ kodlu Şemdin Sakık’tır, stratejik sorumlusu ise İmralı’daki teröristbaşı haindir.

Öcalan’ın İmralı duruşmaları da dahil, PKK cephesinden hiç kimse bunu bugüne dek reddetmemiştir zira durum aşıkardır. Ama şimdi tam da bu zamanda, bu noktada, PKK dışı odakların bu konuyu yeniden gündeme getirerek halkın kafasını dezenformasyon taktikleri ile karıştırmaya çalışması ve buna devletin seyirci kalaması dursun, bizzat desteklemesi son derece düşündürücüdür.

Özge Kılınç
SSNet Yönetim Kurulu Başkanı ve Yayın Danışmanı
Bebek katili terörist başı ve Yunan PASOK milletvekili: 20 Mart 1992, Bekaa Vadisi :



Bookmark and Share

Bu yazıyı paylaşın: Bookmark and Share

Haber Konuları: , , , , , , ,


....

Yorum yaz