Lazer Silahları Artık Bilim Kurgu Değil
6 Tem, 2009 | Kategori: Teknoloji Haberleri | info@savunmasanayi.netIşın silahları genelde, gelecek bilim hatta bilim kurgu olarak değerlendirilir ve ışınların aktif silah olarak kullanılmasına fantezi olarak bakılırdı. Artık bu yaklaşımın demode olmaya başladığı, bu tür silahların somutlaşması ile gözler önüne seriliyor.
Hatırlanacağı gibi Raytheon firması, 2006 yılında ilk defa havan mermilerini laser ışınlarıyla imha ederek pratikte lazer silahının özsavunma amaçlı kullanilabileceğini kanıtlamıştı.
Yine aynı firma geçtiğimiz yıl (2008) daha da ileri giderek, lazer hava savunma, kısaca LADS (Laser Air Defence System) adlı bir sistemi geliştirerek, lazer bazlı öz savunma sistemini bir savaş gemisinin güvertesindeki Phalanx Mk 15 öz savunma sisteminin kaidesine monte etmişti ve LADS prototipinin ışın gücü 50 kW idi.
LADS’in amacı, havadan gelebilecek özellikle füze, roket, top mermisi ve helikopter gibi hedefleri yakın/orta menzilde geminin öz savunmasına yönelik bertaraf etmek.
Raytheon firması, söz konusu hedefin LADS prototipinin 50 kW ışın gücü ile yok edilemeyeceğini bildiğinden şu an ki Ar-Ge Megawatt gücüne yönelik artırmaya doğru yöneldi.
ABD Donanması USN’nin bilimsel Ar-Ge labaratuvarı ONR (Office of Naval Research) desteğinde, geçtiğimiz Nisan ayında Raytheon ve Boeing firmalarına, bu ışın gücünü artırmaya yönelik 7’şer milyon dolar Ar-Ge kaynağı sağlandı ve bir sonraki etap, her iki firmanın da 100 kW gücünde birer lazer hava savunma silahı geliştirmeleri.
Orta vadeli amaçsa, bu prototipleri baz alarak geliştirilmiş, daha yüksek güçte, Megawatt seviyesine ulaşan lazer silahlarının üretimi.
Mühendis ve uzmanların burada aşması gereken en önemli engel olarak güç artırımı değil deniyor, zira bu mevcut teknolojilerle bir sorun teşkil etmiyor.
Buradaki asıl sorun, ışın gücü arttıkça sistemin ağırlık ve hacminin de artmasından endişe edilmesi.
Zira ABD Donanması USN, ileride 100 kW’lik bu gücün 10 misli artmasını ama ağırlık ve hacminse, aynı seviyede kalarak Mk 15 Phalanx gibi öz savunma (CIWS) sistemlerinin kaidesine tam stabilize entegre edilebilmesini şart koşuyor.
Uzman çevreler daha şimdiden pratikte bir ‚Laser Phalanx’ sistemini telaffuz etmeye dursun, sistemin komplike olmaması yanında, deniz ve okyanuslarda tuzlu su korozyonuna karşı dayanıklı olması da isteniyor.
Bu çığır açacak yeni lazer hava savunma sisteminin bir başka düsündürücü yanıysa, olumsuz optik görüş şartlarındaki sorunlar üzerine.
Örneğin yağmur, sis ve puslu havalar, Phalanx’ın tam otomatik Vulcan gibi makinali topları açısından bir sorun teşkil etmezken, lazer ışın hüzmesinin enerjisi bu tür havalarda olumsuz yönde etkilenerek ışın gücü önemli oranda düşebiliyor.
Ayrıca süpersonik hızda gemiye yönelen güdümlü füzelerin bir atışta imha edilebilmesi için, lazer ışın hüzmesinin ilk temasta etkili olması gerekiyor.
Söz konusu kriter ve engeller önemsiz olmamakla birlikte, ONR tüm bu sorunların aşılacağını kanıtlayacağı konusunda iddialı olduğunu dile getirdi.








İleri teknoloji çalışmalarını alkışlıyorum,ama bu çalışmanın dahada ilerisi olduğunu düşünüyorum.Lazer savunma silahları dünyayı ayağa kaldırmaya yetiyorsa,bir etap ilerisi dünyayı yerinden zıplatacaktır…..
Bu yoruma katılıyor musunuz?
0
0
Ayakta alkışlanmaya değer bu lazerli savunma silahlarına karşılık,aynı şekilde saldırı silahları olma ihtimali yokmu?Varsa! TÜRKİYEDE bununla ilgili çalışmalar yapiliyormu acaba,yapiliyorsa ne aşamada…..
Bu yoruma katılıyor musunuz?
1
0
Dünya, savaş ve savunma silahlarında bahsederken Barış silahlarından bahseden yok.Savaşmak barışmaktan dahamı kolay geliyor acaba bu yaşayan canlılar için…
Bu yoruma katılıyor musunuz?
2
0