Savunma Sanayi.NET Güncel Savunma Sanayii Haberleri Sitesi - Yıl 5 - 18/10/2017

İsrail Demir Kubbe altında

19 Kas, 2012 | Kategori: Savunma ve Strateji: Özge Kılınç | kilincoezge@googlemail.com

İsrail’in füze tabanlı roket/füze/topçu-savar sistemi “Iron Dome” (Demir Kubbe) dün itibariyle yine Gazze’den Tel-Aviv istikametine ateşlenen roketleri havada iki defa ard arda vurarak imha etti. Iron Dome hava savunma sistemiyle bugüne dek, neredeyse tamamı Gazze’den ateşlenen toplam 220’den fazla roket ve çeşitli kalibre top mermileri hedeflerine varamadan başarıyla imha edildi.

Özellikle balistik füzeler başta olmak üzere yüksek irtifa hava savunma segmenti için Patriot ve Arrow 2 gibi gelişmiş hava savunma sistemleri kullanan İsrail, Iron Dome hava savunma sistemini ABD’nin finansal desteğiyle kısa menzilli roket ve top mermileri için bir kaç yıl gibi kısa bir sürede geliştirdi.

Sistem asgari 4 km, azami 70 km menzillerde etkili olup, çalışma prensibi, sistemin gelişmiş radarının, ateşlendiği tespit edilen mermiyi tespit ve teşhis ettikten sonra, merminin balistik eğrisi ve hızına göre nereyi vuracağının hesaplanması ve eğer söz konusu mermi için değerse, bunun havada takip ve tahrip edilmesi yönünde.

Zira sadece bir Iron Dome füzesinin ateşlenmesinin maliyetinin 62 bin dolar olduğu söyleniyor  (bazı kaynaklara göre 25 bin ila 90 bin, hatta 100 bin dolar ama 62 bin dolar İsrail resmi rakamlarını yansıtıyor) ki sistem harekete geçtiğinde pratikte lançerden en az iki salvo atışı yapıldığından dolayı bu maliyet her aksiyonda 124 bin doları bulabiliyor. Yani basit bir top mermisi veya roket için 124.000 dolar ($ABD) maliyetin oranlı olması da gerekiyor. Kaldıki Iron Dome bu alanda oldukça ekonomik sayılabilecek bir sistem, zira füzeleri mevcut hava-hava maksatlı radar güdümlü Derby modifikasyonundan ibaret ve sıfırdan geliştirilmedi.

Iron Dome hava savunma füze sisteminin geliştirilmesi (ArGe) İsrail konuşlu Rafael firması nezdinde 2005 yılında start aldı ve İsrail Savunma Bakanlığı tarafından 2007 yılında resmen seçilerek ArGe faaliyetleri ivmelendi. Sistem ilk defa 2008 yılında başarıyla denendi ve 2010 yılında operasyönel özellik kazanarak hizmete girdi.

Yaklaşık 375 milyon dolara ($ABD) mal olan sistemin 275 milyon dolarını iki etapta ABD sağladı. Böyle etkili bir sistemin sadece 375 milyon dolara mal olmasının sebebi yukarıda da ima ettiğim gibi füzelerin, orijinalinde hava-hava maksatlı Derby modifikasyonu olması ki Iron Dome sisteminde bu modifikasyonların resmi adı Tamir füzesi olarak geçiyor.

Iron Dome’un ArGe ve satış maliyetinin ekonomik olmasının en önemli ana sebebi de mevcut Spyder hava savunma sisteminin alt komponentlerinin kullanılmış olmasına bağlanıyor ki SPYDER açılımı da Surface tor Air PYton & DERBY, dolayısıyla bu sistem de orijinalinde hava-hava füzeleri olan kızılötesi güdümlü Python ve radar güdümlü Derby’nin satıhtan havaya atılan versiyonlarını kullanıyor. SPYDER, Rafael tarafından daha çok yurt dışına satış amaçlı geliştirilmiş ve ilk defa 2005 yılında Paris Hava Fuarında kamuoyuna tanıtılmıştı. Hatta Gürcistan, Hindistan ve Singapur yakın geçmişte bu sistemleri seçmişti.

Dolayısıyla Iron Dome, mevcut SPYDER ve Derby sistem ve füzeleri baz alınarak geliştirildi ve masrafların 375 milyon dolar ArGe maliyeti ile sınırlı olması bu yüzden. Derby modifikasyonu elektro-optik sensörlü Tamir, 4-70 km menzilli, aktif radar güdümlü, doğrudan hedefe temas/çarpış ya da hedefin yakınında infilak eden, parça tesirli harp başlıklı bir füze. 3 metre uzunluğunda ve 16 cm çapındaki katı yakıtlı füzenin toplam ağırlığı 90 kg ve füzenin ana “müşterisi” güdümsüz roket ve 155 mm’ye varan top mermileri.

50 milyon dolar maliyetli bir Iron Dome bataryası: çok modlu İsrail Elton yapımı arama/tarama radarı, komuta/kontrol merkezi ve her biri 20 adet Tamir füzeli 3 mobil lançerden oluşuyor. Sistemin yazılımı da MPrest kaynaklı, dolayısıyla sistem tamamen yerli. İsrail ordusu bu sistemlerden şu an itibariyle beş batarya tedarik etti fakat bir kaç yıl içinde gerçekleşecek nihai hedef 12 batarya.

3 x 20 füze lançerli bir batarya yaklaşık 150 km²’lik bir alanın bekası için 7/24, her meteorolojik ortamda koruma sağlıyor ve İsrail bu beş bataryadan dördünü Gazze sınırları etrafına yerleştirmiş vaziyette. En modern güncel versiyonlu batarya ise Tel Aviv’de konuşlu.

Bugüne dek son bir buçuk yılda 220 küsür hava hedefini başarıyla bertaraf eden Iron Dome, ilk defa geçtiğimiz yılın 7 Nisan tarihinde gerçek bir ortamda başarıyla kullanıldı. Buradaki vak ada, BM-21 tipi çok lançerli bir mobil platformdan 122 mm’lik Grad tipi bir roket Gazze’den ateşlenmişti. Iron Dome işte ilk siftahını burada gerçekleştirdi. Aynı günlerde toplam sekiz Grad ve bir Qassam roketi İsrail topraklarına düşmeden kısmen Gazze semalarında vuruldu. Söz konusu bu ilk reel denemede dokuz roketin tamamı havada tahrip edildi ki bu % 100’lük bir vuruş başarısı anlamına geliyor.

Yine halen içinde bulunduğumuz bu yılın Mart ayında Gazze’den İsrail’e 110 roket atışı yapıldı. Bunların da 30’u başarıyla vuruldu. Zira Iron Dome her seferinde, ateşlenen her mermiye karşı angaje olarak harekete geçmiyor. Eğer merminin insanların yaşadığı bir yerleşim bölgelerine düşeceği, radar verileri doğrultusunda balistik bilgisayar tarafından hesaplanırsa, o zaman sistem tam otomatik ya da gerekirse manuel devreye giriyor veya sokuluyor ve yaklaşmakta olan roket ya da mermi hedef statüsü kazanarak genelde en az iki füzeyle imha ediliyor. Örneğin dün itibariyle son üç günde İsrail’e 737 adet roket atıldı. Bunların 492’sinin tamamına yakınının boş araziler olmak üzere yere düşmelerine “izin” verildi. 245 roket ise reel tehdit olarak algılanıp havada vurularak bertaraf edildi.

Dünkü vak ada ateşlenen roket, İran’ın yeni geliştirdiği, Hamas için tedarik edilen 333 mm kalibre Fajr-5 (veya Filistin’deki adıyla Qassam M75) tipi bir top mermisiydi.

Demir Kubbe, ABD yanında, Güney Kore tarafından da Kuzey Kore tehdidine karşı yakından ilgiyle incelene dursun, İsrail halen Davud’un Sapanı anlamına gelen 70-250 km menzilli David’s Sling veya bir diğer adıyla Magic Wand (Sihirli Asa) füze sistemi üzerinde çalışmaya devam ediyor.

İsrail’in Arrow 2 gibi stratejik projeleri bir yana, bu ülkenin geliştirdiği kızılötesi (aslında reel olarak kızılaltı ya da Fransızcasıyla enfraruj) güdümlü Python 3, Spike ve radar güdümlü Derby, Popeye.. gibi çeşitli amaçlı füzeleri, bu bağlamda Iron Dome, SPYDER ve David’s Sling sistemleri ve hatta Merkava Mk. IV tanklarına entegrasyonuna başlanan Trophy gibi yakın defans aktif koruma sistemleri göz önünde bulundurulduğunda, bu ülkenin bu alanda ABD’den dahi daha tecrübeli ve batıda önder konumda olduğu söylenebilir.

Özge Kılınç

Bu yazıyı paylaşın: Bookmark and Share

Haber Konuları: , ,


13 yorum var
Yorum yaz »

  1. Muhteşem…

    Adamlar laf ebeliği yapmadan çözüm üretiyor. Halkını ve askerlerini nasıl korurum, nasıl can ve mal kayıplarını en az seviyede tutarım hesabı içindeler.

    Bu yoruma katılıyor musunuz? Thumb up 84 Thumb down 5

  2. silah sistemi muhteşem ama yaşanan insanlık dramı malesef berbat :(

    Bu yoruma katılıyor musunuz? Thumb up 51 Thumb down 0

  3. Mükemmel bir yazı.Sistemler ilgili kafada ki tüm sorulara cevap mahiyetinde.Bu gibi bilgilendirici yazılarınızın devamı dileğiyle…

    Bu yoruma katılıyor musunuz? Thumb up 52 Thumb down 2

  4. Hidden due to low comment rating. Click here to see.

    Bu yoruma katılıyor musunuz? Thumb up 4 Thumb down 47

  5. nasıl olurda 5 milyon nüfüslu israil her alanda dünyada lider küresel şirketlere sahip bir konumda olur!!her teknolojinin altında bir israil firması cıkıyor,her basarılı bir bilim adamının altında yahudi bir bilim adamı cıkıyor,her olayın altından israil gizli servisi cıkıyor(mossad) ve 5 milyon nüfusla dünyaya kafa tutuyor anlayamıyorum tıpta,savunma sanayinde,yüksek teknolojide,askeriye,gizli servislerde dünyada iyi konumda bilim adamlara sahip bir ülke ve nüfusu 5 milyon asker sayısıda bizimle aynı sayıda bu ülkede herkes olgun yetiskin okumusmu ?? hic cocuk yokmu yemin ediyorum anlamakta zorlandıgım en büyük konu bize bakıyorum nüfus 75 milyon bir yerli arabamız bile yok :)) ne diyelim şapka cıkarıyorum helal olsun adamlarda birlik beraberlik var demekki..

    Bu yoruma katılıyor musunuz? Thumb up 44 Thumb down 6

  6. Ferkat kardeş Amerika ortadoğuda işlerini göremesi karşılığında İsrail i hertürlü koruyor ve besliyor olay bu kadar basit

    Bu yoruma katılıyor musunuz? Thumb up 22 Thumb down 5

  7. Merhaba

    Malesef biz ve onlar arasındaki acı fark bu :( onlar doğru ya da yanlış inandıkları şeyi korumak veya elde etmek için her türlü fedakarlığa katlanıyorlar. Araplarla 3 kez savaştılar 3′ ünüde kazandılar. ABD’nin en etkin noktaları onların elinde. Araplar dağınık , organize değil ve herşeyden evvel kendi aralarında kavgalı petrolün kullanım alanı azaldığı zaman durumlarını mereak ediyorum doğrusu …

    Bu yoruma katılıyor musunuz? Thumb up 32 Thumb down 1

  8. Tüm sorularınızın tek cevabı var, ADAMLARDA HIRSIZLIK YOK HIRSIZLIK, etrafındaki ülkelere bakın hepsi hırsız,hepsinin yöneticileri,milletin parasını çalıp kaçırmış,avrupa banlkalarına istiflemişler.Yaser arafat bile 8 milyar dolar para iç etmiş fransa bankasında çıktı,avrupalı karısı ile avukatı parayı kapmak için birbiri ile az mı kavga etti,hatırlayın.Baksan hepsi koyu müslüman ama hiç müslüman gibi yaşamıyorlar.Parayı görünce ne din kalıyor ne iman.

    Bu yoruma katılıyor musunuz? Thumb up 35 Thumb down 2

  9. Şu anda bir 3ncüdünya savaşının arifesindeyiz. Gönül ister ki bu gün Müslüman Dünyası için ve Türk Dünyası için sadece bir Kurban Bayram’ı arefesi olsun. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün HACC ziyareti büyük hatta en büyük anlam taşıyor. Abdullah Gül resmen İslam Ülkeleri’ni, Sunni İslam Ülkelerini özellikle Cihad yapmaya çağırıyor. Bu Cihad çağrısı elbette dikkate alınmalıdır ancak yapılacak Cihat herşeyden önce savaşmadan yapılmalıdır. Her ne olursa olsun, olası bir savaşta YÜCE TÜRK MİLLETİ’nin ve de MÜSLÜMAN ÜLKE HALKLARI’nın kendilerini savunmaya, savaşın olumsuz etkilerinden kaçınmaya imkanları yoktur. Bu Stratejinin ana hedefi TÜRK HALKI ve MÜSLÜMAN ÜLKE’lerdir. Çok dikkatli olmamız gerekiyor. Acilen Nato’dan ve de ABD ortaklığından çıkmalıyız ve topraklarımızda ki CIA ajanlarını çıkarmalıyız, açıkçası TÜRKİYE’de bulunan tüm amerikalılar CIA Ajanıdır. Bunlardan bir çoğu diplomatik yollardan gelmişken bir çoğu da Kilise yoluyla, İş dünyası yoluyla ülkemize girmiştir. Asıl en büyük hedef TÜRKLER’in köleleştirilmesi ve MÜSLÜMANLAR’ın katledilmesidir. Bütün ÜLKEMİZ tehlike altındadır. Şu anda bütün dünya’ya Bahailerin ve Yahudilerin Beklediği Mehdi’nin geldiği yalanını söylemektedirler. Bunun tek çaresi vardır. Bütün MÜSLÜMANLAR tek bir çatı halinde RABİA hareketi içinde bulunmalıdırlar ancak asla aşırılığa girmeyin ve de savaşmayın. Çünkü düşmanlarımızdan asla bu şekilde savaşarak kurtulamayız. Bugün Amerika’da ki, Avrupa’daki, Afrika, TÜRKİYE, ASYA, kısacası tüm dünyada ki halkların bir çoğu daha anlayışlıdırlar. Uyanmışlardır. Artık Dünya yalancı siyasetçilerle değil, bilim adamları ve üniversilerle yönetilmelidir. Artık üniversiler ülkeleri temsil ederek dünya insanlığının hizmetine adanmalıdır. Dünya’yı politikacılar değil üniversiler yönetmelidir. O zaman bütün tehditler ortadan kalkar. Siz bunu israile iletin, onlara sizin mehdi geldi, bizim köyden size sesleniyor, bak çözümüde size sunuyor deyin onlar ancak o dilden anlarlar. Bayramınız Kutlu, Mutlu, Barışve Esenlik içerisinde geçsin kardeşlerim.

    Bu yoruma katılıyor musunuz? Thumb up 0 Thumb down 7

  10. Merhaba

    İSLAM ülkeleri EĞİTİM, BİLİM, HUKUK ve KADIN İLE ÇOCUK hakları alanlarında CİHAD yapmadığı yapamadığı müddetçe coğrafyasında kan gözyaşı ile toplumundaki insani dramlar asla son bulmayacaktır. Şu an ki dünya mücadelesi İSLAM ile HIRİSTİYANLIK ya da YAHUDİLİK arasında değildir. Güçlü ile zayıfın fakir ile zenginin arasındaki savaştır. Güçlü olan tarafta biz yeralsaydık bu sıkıntıları yaşamıyor olurduk. Hiç kimse kaybedeceği savaşa girmez. Bu basit bir mantık kuralıdır. Bu alanlarda ilerleme yapamazsak CIA ajanlarını kovmakla ya da ABD ile ters düşmekle tek başına çözülecek bir problem değildir. Bölgedeki tüm devletlerin kendi, hesapları ve çıkarları bulunmaktadır. Avrupa pekte ABD’ye bayılmasada bu işlerde ses çıkarmamaktadır. Nedeni ise ABD Avrupa’yı Rusya’ya ve dolaylı olarak Çin’e karşı korumaktadır. Bu sayede Avrupa fazla askeri harcama yapmadan bugüne kadar belirli bir rahatlık ile gelmiştir. İlginizi çekerse Fransa’nın ve Almanya’nın üç gücüne ait envanterlere bakarsanız durumu daha iyi kavrama imkanına sahip oluruz. Ortadoğu’yu bugün bu duruma düşüren zihniyetten uzak kalmış olmamız en büyük avantajımızdır. İlk cümlede saydığım eksiklikler ülkemizde hala sürmektedir. Fakat başta eğitim ve toplumun bakış açısındaki değişim bizi bugün bu noktaya taşımıştır. Bulunduğumuz bu noktadan garip garip söylemlerin etkisi altında kalıp çocuklarımızın kadınlarımızın eğitim ve sosyal hayata katılım konusundaki haklarından bir adım geri atmamalıyız. Tarih gelişmiş ve modern toplumlar tarafından yazılmaktadır. Sormak isterim Kıyamete kadar sürecek olan bu süreçte tarihin mürekebi mi olmak istiyoruz yoksa yazarı mı ? Başkalarının adaletine mi muhtaç olarak yoksa başkalarınada adil davranarak KANUNİ olarak hatırlanmak mı ? ikinci sorumun cevabı basit ama uygulaması zor olan önce adil olmayı dürüst olmayı kendi hayat felsefimiz yapalım ki hayal gibi görünen şeylerin aslında ne kadar da gerçek ve ulaşılabilir olduğunu görebilelim.

    Herkese saygılar….

    Bu yoruma katılıyor musunuz? Thumb up 5 Thumb down 1

  11. Şu anda dünyada şeriatla yönetilen (yahudilik) tek ülke israil, Osmanlı da nüfusu 1 milyondu ama inanç birliği olduğu için 21 milyon kilometrekareye hükmediyordu. Bunlarda kendi aralarında faiz alışveriş yasak ama diğer insanlara verebilirler,birde onlar hakkında yayınlanan bir kitap var GİZLİ DÜNYA DEVLETİ adında buradan nasıl çalıştıkları açıklanıyor. Sonuçta para olunca adamda yetiştirirsin markada çıkarırsın paranın kaynağı ise faiz, sadece Türkiye 2012 de yaklaşık 50 milyar dolar verdi bunlara nasıl mı kağıt parada TÜRKİYE CUMHURİYET yazar demir parada ise TÜRKİYE CUMHURİYETİ yazar işin sırrı burada saklı.

    Bu yoruma katılıyor musunuz? Thumb up 1 Thumb down 1

  12. Umarim bu web sitesi uzun yıllar yayında kalır biz de bakıp bakıp guleriz. Motor işi 2020 ye ertelendi hem de sıfırdan yapılmadığı Fiat motoru modifiye edileceği halde. Polako polako projelerin nasıl sundurulup unutturulduguna çok güzel bir örnek olacak. 2020 de gelip birkaç yorum daha yazariz. Polako polako hadi bakalim.

    Bu yoruma katılıyor musunuz? Thumb up 1 Thumb down 0

  13. Zalim israil’in Filistin’e yaptıkları ortadayken, hava savunma sistemlerinin başarılı olmasının reklamını yapmanız filistin sevdalısı bir türk olarak beni rahatsız etti..

    Bu yoruma katılıyor musunuz? Thumb up 0 Thumb down 2

Yorum yaz