Gerçeklerden bihaber bakan!
25 May, 2009 | Kategori: DosyalarSavunmaSanayi.NET Dünya’daki gözünüz olmaya devam ediyor! Eski Federal Alman Çevre/Doğayı koruma ve nükleer reaktör güvenliğinden sorumlu bakanı Jürgen Trittin’in geçtiğimiz Pazar günü Almanya’nın yüksek tirajlı gazetelerinden Frankfurter Allgemeine Zeitung’a (FAZ) verdiği röportajın Türkçe’si SavunmaSanayi.NET farkıyla karşınızda!
Eski Federal Alman Çevre/Doğayı koruma ve nükleer reaktör güvenliğinden sorumlu bakanı (1998-2005) Jürgen Trittin, bugün Alman Yeşiller Partisi’nin Federal Meclis Grubu Başkan Vekili ve Federal Meclis Milletvekilidir.
Eski bakan Trittin, Almanya’nın, Körfezin Arap ülkelerinden Katar’a satmayı düşündüğü 36 adet Leopard 2 tankı vesilesiyle, Almanya’nın yüksek tirajlı, liberal çizgideki gazetelerinden Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) muhabiri ile yaptığı ve geçtiğimiz Pazar günü (24 Mayıs 2009) yayınlanan söyleşisinde ilginç açıklamarda bulundu ve zamanında Leopard 2 ana muharebe tanklarının Türkiye’ye satışını, Türkiye’deki azınlıkta olan Kürt halkının zarar görmemesi için, koalisyon krizi pahasına bloke ettiklerini dile getirdi.
Jürgen Trittin, bakan olduğu dönemde, alay edercesine Türkiye’ye 1000 adet Leopard 2 tankı yerine bir tane test amaçlı Leopard 2 gönderildiğini vurguladı ve Türkiye’ye transfer edilen 298 adet ikinci el kullanılmış Leopard 2 A4 tanklarının gönderilmesini de eleştirdi.
Trittin, Alman silah satışlarının yeterince şeffaf olmadığından da yakınırken, Türkiye’ye halen 113 adet Leopard 2 tankının yollandığını da vurgulayarak, yedi yıl federal bakanlık yapmış ve federal kabinede yer almış biri olarak konuları ne kadar yüzeysel ele aldığını da gözler önüne sermiş oldu.
Nitekim Türkiye’ye 2006 yılında 48 adet, 2007 yılında 113 adet ve 2008 yılında da geri kalan 137 Leopard 2 A4 tankı deniz yoluyla, Almanya’nın Emden Limanı’ndan, Kocaeli/İzmit Körfezi’ndeki Derince Limanı’na transfer edilmişlerdir.
Eski Bakan’ın burada kastettiği 113 rakamı sadece 2007 yılının verileridir, dolayısıyla kendisinin projenin son durumundan haberi olmadığı gibi, açık kaynakları da verimli derecede analiz edemediği ve bunun yerine şeffafsızlıktan şikayet ettiği gaf dikkat çekmektedir.
Trittin söyleşide ayrıca, Leopard 2 tanklarının Kürt halkına karşı kullanılmasından da bahsetmektedir ki, burada kastettiği ülke, sayı bakımından 28 NATO ülkesinin ABD‘den sonra en fazla tank ve zırhlı araca sahip olan Türkiye‘dir. Kaldı ki tankların öncel görevi düşük yoğunluklu çatışma ve terörle mücadele değildir.
Ayrıca 80’li ve 90’lı yıllarda Türkiye’ye gönderilen 398 adet Leopard 1 tankının tamamı Türkiye’nin Avrupa yakasında konuşludur.
Yeşillerin ideolojisi pasifist bir çizgide olsa da, yedi sene kabinede bulunmuş ve son derece önemli stratejik kararlara imza atmış böyle önemli bir bakanın, kanlı terör örgütünü tamamen by pass ederek, tanklarla sivil halkı, ön yargılı bir biçimde karşı karşıya getirme abartısı anlaşılır gibi değildir.
Eski Bakan Trittin’in aynı söyleşideki bir başka gafı da, kendilerinin iktidar döneminde, ‘yüzen herşeyin’ onayının mümkün, tanklarınsa zor olduğunu dile getirmiş olmasıdır ki buradan kastedilen: denizaltı, firkateyn, korvet, hücümbot ya da mayın avlama.. gibi savaş gemileridir.
Fakat aynı denkleme göre, Türkiye’ye eski Doğu Alman ordusu (NVA) stoklarından transfer edilen 300 kadar (8×8) BTR-60 tipi zırhlı araç dahil, bir çok zırhlı aracın da amfibik özelliklerinden dolayı suda yüzebilmeleri de, işin latife tarzında bir başka gerçeğidir.
Doğayı korumadan ve nükleer reaktör güvenliğinden sorumluluk da dahil olmak üzere, eski Federal Çevre Bakanı ve halen Yeşiller Federal Meclis Grubu Başkan Vekili görevini sürdüren Jürgen Trittin ile yapılan bu çelişkilerle dolu söyleşinin özeti aşağıdadır:
FAZ:
Sayın Trittin, masanızda Krauss-Maffei Wegmann (KMW) firmasının (Leopard tankı üreticisi) şeker kutusunu görüyorum.
Konumuza bu vesileyle girelim.
Görünüşe bakılırsa Federal Hükümet ilk defa Körfez bölgesine Leopard 2 satışına sıcak bakıyor.
Sizce bu bir tabu yıkımımıdır?
JT:
Eğer Federal Hükümet, bir körfez ülkesi olan Katar’a Leopard 2 satışını onaylarsa, bu ülkemizin silah ihracatı politikasinda dramatik bir dönüm noktası anlamına gelir.
Şimdiye dek kuralımız: Kara savaşı için uygun tank/zırhlı araç ve diğer silahlar, Körfez (Basra) gibi gergin bölgelere asla satılamıyordu.
Anlaşılan mevcut büyük koalisyon bu prensibi artık tanımıyor.
FAZ:
Katar şimdiye dek agresif olmamakla dikkat çekti. 36 tane Leopard 2 tankı sizce zararsız sayılmazmı?
JT:
Doğru, Katar şimdiye dek güvensizlik yaratmadı. Ama kimse sebepsiz yere silah almaz. Bakın İran ile Katar arasında, müşterek kullandıkları bir doğalgaz yatağı yüzünden anlaşmazlıklar var.
Durum böyleyken ana muharebe tankı satışını yanlış buluyorum.
Bu bizim silah satış prensiplerimizle bağdaşmamakta.
FAZ:
Yakın doğuya tank satmamız Alman çıkarlarına hizmet etmezmi?
JT:
Ben 9000 askeri olan Katar gibi bir ülkeye 36 Leopard 2 tankı satılmasının nasıl bir yarar sağlayabileceğini göremiyorum.
Bizim siyasi hedeflerimiz, yakın doğu sorununun barışcı yollarla çözülmesi ve İsrail ile Arap dünyasının iyi ilişkiler içinde olmasıdır.
Bu hedeflere bu şekilde ulaşmamız mümkün değil.
Bu satıştan karlı çıkan ancak bu tankların üreticileri (KMW) olur.
FAZ:
Tank satışı için somut görüşmeler söz konusumudur yoksa daha henüz bir ön görüşme aşamasındamıyız?
JT:
Bizdeki bilgilere göre satış henüz keşinleşmedi. Maalesef Almanya‘nın silah satışı politikasi tamamen gayri-şeffaf.
FAZ:
Sizin gibi milletvekilleri bile neden bu tür satışlardan tam olarak haberdar olamıyor?
JT:
Bu iktidar olmanın bir avantajı. Biz milletvekilleri olarak bilgilere çok büyük çaba ve zahmetlerle ulaşabiliyoruz, hatta bazen de hiç ulaşamıyoruz.
[…]
FAZ:
Angela Merkel döneminde silah satışı politikasi değiştimi?
JT:
Teorik olarak Kırmızı-Yeşil koalisyonu döneminde (SPD/Yeşiller 1998-2005) karara bağlanan kriterler hala geçerlidir.
Benim kişisel kanaatim, bu kurallarla eskiye nazaran çok oynanarak daha esnek bir tavır alındığı yönündedir.
FAZ:
Ama zamanında sizin koalisyon döneminizin Şansölyesi Schröder açtı bu yakın doğuya giden silah satışı yolunu?
JT:
Gerhard Schröder’e bakarsanız, o Aşağı Saksonya Eyaleti’nin Başbakanı iken (1998 öncesi) Tayvan’a denizaltı satışına da sıcak bakıyordu.
Kendisinin zaman zaman silah satışı konusunda Yeşiller’den, hatta kendi sosyal demokrat partililerinden (SPD) de bu konuda daha liberal düşündüğü olmuştur.
Dolayısıyla her istediğini de yapamadı.
FAZ:
Örneğin on yıl kadar önce Schröder Türkiye‘ye Leopard 2 satışına sıcak bakıyordu ama siz Yeşiller ayaklanmıştınız.
JT:
Bu silah ticareti bizim protestomuz sayesinde bozuldu.
Türkiye az kalsın 1000 adet Leopard 2 tankı alacakken, sayemizde test amaçlı sadece bir tank ile yetinmek zorunda kaldı.
FAZ:
Bugün sonuç itibariyle bu konuda da başarılı olduğunuz söylenemez.
JT:
Bu doğru, Türkiye‘ye 113 adet Leopard 2 tankı gönderildi ve bu sayı 298′e tamamlanacak.
FAZ:
Türkiye‘ye Leopard 2 transferi, Angela Merkel (2005 yılında) resmen Şansölye olmadan, yani sizin döneminizde imzalandı.
Yani bu gider ayak bir Kırmızı-Yeşil hediyesiydi.
JT:
Seçimi kaybetmiş bir koalisyon iktidarında, koalisyon anlaşması pek bir işe yaramıyor.
FAZ:
(Türkiye‘ye Leopard 2 satışı yüzünden) Kırmızı-Yeşil koalisyonu 1999 sonbaharında bozulmak üzeremiydi?
JT:
Çok şiddetli bir anlaşmazlıktı.
Bizim endişemiz, Türkiye‘nin bu tankları ülkedeki Kürt azınlığa karşı kullanm ihtimaliydi.
Ama böyle düşünenler sadece biz Yeşillerle de sınırlı değildi.
Koalisyon ortağımız Sosyaldemokratların da büyük bir bölümü, bu silah satışından dolayı aynı kaygılar içerisindeydi.
Bu arada biz silah satışı konusunda sadece Türkiye hakkında kavga etmedik.
Bilindiği gibi iş sadece Schröder’e kalsaydı, Avrupa Birliği, Çin’e uygulanan silah ambargosunu da kaldırmalıydı.
Sırf bu yüzden SPD ile Yeşiller arasında parlamentoda bir görüş mutabakatı resmileştirildi. Bu aslında Schröder’in kendi partililerin bu konudaki isyanına eşdeğerdi.
FAZ:
Eğer Yeşiller tekrar federal iktidara gelirlerse, silah satışları yeniden gerilermi?
JT:
Biz eski günlere geri dönmek, eski değer ve kriterlerimize uygun olarak asgari seviyede silah satmaktan yanayız.
Bu eskiden liberal parti FDP dönemindeki Genscher’in dışişleri bakanlığı yaptığı zamanda şöyle özetleniyordu:
Savaş gemileri, tank ve panzerlere oranla daha kolay satılmalı.
Bunu biz şöyle de özetleyebiliriz:
“Yüzen herşeye tamam”. Ama şimdi tankları da kolayca verir olduk.
Özge Kılınç
Yayın Danışmanı ve Kurul Başkanı

Eski Federal Bakan ve halen Yeşiller Federal Meclis Grubu Başkan Vekili Jürgen Trittin (55):
„Türkiye’deki Kürt azınlığa karşı tanklarımızın kullanılmasından endişe ettik“
Dosyalar Kategorisindeki Son 10 Yazı
- Kurgudan gerçeğe: Lazer Savunma Sistemleri
- GPS'e rakip: Galileo Konumlandırma Sistemi
- Röportaj: Hollanda Emekli Hava Kuvvetleri Komutanı Dirk Starink
- Alman Gözüyle Çanakkale Destanı
- Havacılık Sektöründe Krizle Mücadele Yöntemi Olarak Tasarım
- Garip Kaderler: İlk İsrail Astronotunun Oğlu F-16'sıyla Yere Çakıldı
- Yunan Adaları Lozan'a aykırı şekilde yapılandırılıyor
- Özge Kılınç'ın makalesi PDF haline getirildi
- Air France kazası ön raporundan notlar
- Terör örgütünün silahları






Jürgen Trittin bu tutumu ile Türkiye’ye ne büyük iyilik yaptiğını bir bilse. Ha gayret dostum, biraz daha engelle Türk savunma sanayiini ve Alman savunma sanayiine rakip olacak düzeye geleceğizdir bir gün.