Elbette Kıbrıs’ta Kalacağız
29 Mar, 2008 | Kategori: Gündem: Tevfik Uyar | tevfik.uyar@savunmasanayi.netGenelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’ın KKTC’den ayrılmadan önce verdiği mesajlar önemliydi. Paşa, Kıbrıs meselesinin 1974’te başlamadığına dikkat çekiyordu ve KKTC’li gençlerin eğitimlesi gerektiğinden…
Bugün KKTC’de gençler arasında “Evet”çiliğin yaygın olduğu, özellikle Annan Planı’nın dayatıldığı günlerde ayan beyan ortaya serilmişti. Bunu sadece basit bir şekilde “Anne-babalarının çektiği acıları bilmiyorlar” diye açıklamak mümkün değil. Elbette ki, hepimiz anne ve babalarımızın, belki savaş değil ama kimi zaman kaynanalarından, kimi zaman yoksulluktan, kimi zaman krizlerden, karartmalardan, siyasi çatışmalardan çektiklerini dinleyerek büyüyoruz. Böyle bir durumu ancak bölgedeki AB destekli derneklerin bu yöndeki faaliyetleriyle ve asıl mesele olan “aileden sonraki eğitim” ile açıklayabiliriz.
Bir çocuk doğduğunda aile eğitimi başlar; ancak çocuğun tek eğitim kaynağı aile iken öğrenebileceklerinin kapasitesi sınırlıdır. Tarihle ilgili birikim ve ona bağlı siyasi düşünceler, bir gencin daha çok okul ve arkadaşları ile vakit geçirdiği zamanlarda gelişir. Bu yüzden aile kadar önemlidir, okul eğitimi. Ancak KKTC’de bazı özel okulların AB fonlarıyla desteklendiğini düşünürsek… Sonucun nereye varacağını –hatta bir kaç sene önce nereye vardığını- açıkça görürüz/gördük.
Velhasıl, paşamızın dikkat çektiği “her şeyin başlangıcı” tarihindeki yanılgı da önemlidir. 1974 olayların başlangıcı değil, Türklere uygulanan zulmün sonudur. Adadaki durumun daha dengeli hale geldiği bir süreçtir. Nedense adadaki İngiliz askerinin kimseyi rahatsız etmediği, ancak megali idealarına tehdit olarak gördükleri Türk ordusunun nefesini enselerinde hissetmeye başladıkları tarihtir.
Bugün hala Yunan Dış Politikasını, devletin gizli ya da görünür misyonu ve de vizyonunun temelini mirasçısı olduklarını savundukları Doğu Roma İmparatorluğunu yeniden diriltmek anlamına gelen “Megali İdea” (Büyük Ülkü) ve bunun bir alt dalı olarak Girit ve Kıbrıs gibi Rumların yaşadıkları büyük adaları Yunanistan’a ilhak etmek anlamına gelen “Enosis” teşkil etmektedir. Megali İdea ve Enosis’in daha endişelendirici yanları da bu emellerin sadece devlet vizyonu değil, aynı zamanda halka yayılmış şiddetli bir arzu olmasıdır. Yunanlı Siyasal Bilimler Profesörü Pandasiz Terliktsis’in Yunanistan’da 20-70 yaşları arasında ki kişilere yaptığı anketin sonuçları komşumuzun profilini ortaya koymaktadır: Örneğin, ankete katılanlardan üniversite mezunları % 97 oranında, 30-40 yaş grubu ise % 100 oranında Megali İdea’yı istediklerini ortaya koymuşlardır. Üniversite mezunları % 46.9, 30-40 yaş arası ise % 66.7 gibi bir oranla Megali İdea’nın gerçekleşmesinin mümkün olduğuna inanmaktadır (Yılmaz Tezcan, Türk-Yunan İlişkilerinin Dünü, Bugünü, Yarını, s.45-46).
Hal durum böyle iken soydaşlarımızın kaderini Enosis ülküsüne inananların dudakları arasında terk edemeyiz. Elbette Türk askeri adadan çekilmeyecek.






