Savunma Sanayi.NET Güncel Savunma Sanayii Haberleri Sitesi - Yıl 3 - 09/02/2012

Başkan Obama’nın yeni füze kalkanı

28 Eki, 2009 | Kategori: ARŞİV // Denizden: Cem Devrim Yaylalı | info@savunmasanayi.net

Başkan Obama’nın Eylül ayında açıkladığı yeni füze savunma planı bana göre ’de yeteri kadar tartışılmadı. Yeni plan, bir önceki Başkan G.W. Bush’un önerdiği pojeye göre hem politik, hem askeri, hem de teknolojik olarak daha gerçekçi.

Önceki plan ve Çek Cumhuriyeti’ne kara konuşlu füze vurma yeteneğinede sahip füze bataryaları ve radarlarının yerleştirilmesini öngörüyordu.

Buna göre Çek Cumhuriyeti topraklarına erken ihbar ve kontrol amaçlı yerleştirilecek olan radar tesisleri ile, Polonya’ya konuşlandırılması öngörülen radar güdümlü satıhtan havaya atılan hava savunma füzelerinden vazgeçildi.Uçaksavar füze ve radar tesislerinin Doğu Avrupa’da, hem de eski Varşova Paktı ülkelerinde konuşlandırılması nedeniyle kamuoyunda bu planın özellikle Federasyonu’na karşı olduğu algısı oluşmuştu. da, Beyaz (Belarus) ve Moldovya ile çeşitli askeri anlaşmalar imzalayarak kendince bir siyasi tepki göstermişti.

Eski planın eleştrildiği önemli hususlardan biri de, konuşlandırılması planlanan sistemlerin balistik füzelere karşı önemli başarılar göstermemiş ve herşeyden önce pratikte yeterli oranda denenmemiış olmasıydı.

YENİ BALİSTİK FÜZE ÖNLEME PLANI

Başkan Obama’nın 17 Eylül 2009’da açıklanan yeni planındaki en büyük iki değilşiklik, tehdit değerlendirilmesi ve kullanılan sistemler üzerine olmuştur. Yeni planda, ’nın yürütmekte olduğu balistik füze geliştirme programları Amerika’nın kendine, Orta Doğu ve Avrupa’da bulunan askerlerine ve müttefiklerine karşı ciddi bir tehdit olarak değerlendirilmektedir.Başkan Obama’nın planında Amerikan Deniz Kuvvetleri ()’nin AEGIS sistemi ve Standart 3 (SM-3) füzeleri kombinasyonunun kullanılması öngörülmektedir. Denizde konuşlandırılmış bir balistik füze vurma yeteneğine sahip uçaksavar- ve herşeyden önce füzesavar füzelerinin, ayrıca atış kontrol sisteminin ’ye bir çok politik ve lojistik kolaylıklar getireceği çok açıktır.

Öncelikle sistemin konuşlandırılacağı ülkenin yasama ve yürütme organlarından gerekli izinlerin çıkması için politik ve diplomatik pazarlıklar yapılması gerekmeyecektir. Sistemlerin intikali kara konuşlu sistemlere göre çok daha hızlı ve çabuk olacaktır.Ayrıca füzeler ve AEGIS sistemi aynı gemide olduğu için, sistem görev sahasına vardığında devrede ve aktif halde olacaktır.

Görev sahasındaki Amerikan gemisinin yakıt ve lojistik destek ikmali yine USN unsurları tarafından kolaylıkla ve rutin olarak gerçekleştirilebilecektir.

Planın dört faz halinde uygulanması öngörülmektedir:

1. Faz: (2011 yılına kadar) Deniz konuşlu AEGIS sistemi ve SM-3 Block 1A SAM füze sistemi gibi şu anda hizmette olan ve anti balistik füze yetenekleri kanıtlanmış sistemlerin ve AN/TPY-2 gibi sensörlerin kısa menzilli balistik füzelere karşı Avrupa ve Akdeniz’e konuşlandırılmaları.

2. Faz: (2015 yılına kadar) Yapılacak testlerden sonra SM-3 füzesinin daha gelişmiş modeli olan SM-3 Block 1B füze sisteminin hem denizde hem de karada konuşlandırılması.

3. Faz: (2018 yılına kadar) Yapılacak ArGe çalışmaları ve testlerden sonra şu anda geliştirilmekte olan SM-3 Block 2A füzesinin kısa, orta ve uzun menzilli balistik füzere karşı konuşlandırılması.

4. Faz: (2020 yılına kadar) Geliştirme sürecinin ve testlerin tamamlanmasından sonra orta, uzun ve kıtalararası menzilli balistik füzere karşı SM-3 Block 2B füzelerinin konuşlandırılması.

Bu planın en güçlü yönlerinden biri şu anda Amerikan Deniz Kuvvetleri (USN)’nde kullanılmakta olan ve anti balistik füze yeteneği test edilmiş SM-3 Block 1A füze sistemini baz almasıdır.

Planın diğer fazları bu füzenin yeteneklerinin geliştirilmesini temel almaktadır. Planın başka bir avantajı da, Amerikan AEGIS sisteminin , , , gibi Amerika’nın güvenilir müttefikleri tarafından kullanılıyor veya kullanılacak olmasıdır. ( Deniz Kuvvetleri’nin Fridtjof Nansen sınıfı gemilerinde de AEGIS sistemi bulunmakla birlikte, bu gemilerde bulunan SPY-F radar ve yazılım, anti balistik füze yeteneğine sahip değildir.)

AEGIS SAVUNMA SİSTEMİ

Başkan Obama’nın yeni balistik füze savunma planının önemli bir etabı olan AEGIS sistemi Soğuk Savaş döneminde gemileri, uçaklar, gemisavar seyir füzeleri, yüzey ve sualtı tehditlerine karşı savunması amacıyla geliştirilmiştir. Sistem ilk defa CG-49 USS Ticonderoga kruvazöründe 1983 yılında hizmete alınmıştır.

AEGIS sisteminin başlıca alt sistemleri şunlardır:

· Çok sayıda hava hedefinin tespit ve teşhis edilmesi, izlenmesi ve bunlara karşı ateşlenen füzelere güdüm sağlanması için tasarlanmış çok maksatlı SPY-1 fazlı radarı

· AEGIS atış kontrol ve savaş yönetim sistemini işleten bilgisayar sistemi

· Standart füze ailesi

AEGIS sistemi Amerikan Deniz Kuvvetleri (USN)’nde Ticonderoga sınıfı kruvazörlerde ve Arleigh Burke sınıfı destroyerlerde bulunmaktadır.

Şu anda Amerikan Deniz Kuvvetleri’nde 22 adet Ticonderoga ve 60 adet Arleigh Burke sınıfı muhrip görev yapmaktadır. Ancak bu gemilerin hepsinde balistik füze vurma yeteneği (BMD) bulunmamaktadır. Bugün itibariyle 3 kruvazör ve 15 destroyer AEGIS BMD konfigürasyonuna sahiptir. Bu gemiler ve bağlı oldukları filoları şöyledir:

Ticondergoa sınıfı Kruvazörler:

· CG-67 USS Shiloh….. Filosu

· CG-70 USS Lake Erie…..Pasifik Filosu

· CG 73 USS Port Royal…..Pasifik Filosu

Arleigh Burke sınıfı destroyerler:

· DDG-53 USS John Paul Jones…..Pasifik Filosu

· DDG-54 USS Curtis Wilbur…..Pasifik Filosu

· DDG-55 USS Stout…..Atlantik Filosu

· DDG-56 USS John S. McCain…..Pasifik Filosu

· DDG-59 USS Russell…..Pasifik Filosu

· DDG-60 USS Paul Hamilton…..Pasifik Filosu

· DDG-61 USS Ramage…..Atlantik filosu

· DDG-62 USS Fitzgerald…..Pasifik Filosu

· DDG-63 USS Stethem…..Pasifik Filosu

· DDG-65 USS Benfold…..Pasifik Filosu

· DDG-69 USS Milius…..Pasifik Filosu

· DDG-70 USS Hopper…..Pasifik Filosu

· DDG-71 USS Decatur…..Pasifik Filosu

· DDG-76 USS Higgins…..Pasifik Filosu

· DDG-77 USS O’Kane…..Pasifik Filosu

Görüldüğü gibi 18 geminin 16’sı Pasifik Filosu’nda görev yapmaktadırlar. Bu bir tesadüf değildir.

Başkan Obama’nın planı açıklanana kadar ABD’nin en çekindiği balistik füze programına sahip ülke olmuştur. bütün politik ve diplomatik baskılara rağmen nükleer, biyolojik ve kimyasal () kitle imha silahı programlarını sürdürmektedir. Ayrıca Kuzey Kore’nin elinde bulunan, menzilleri 300 ila 2500 km arası değişen Hwasong, Nodong ve Taepodong balistik füzeleri bulunmaktadır. Bu füzelerin menzilleri ABD’nin bölgedeki en önemli müttefiklerinden Güney Kore ve Japonya’nın tamamını ve doğal olarak bu ülkelerde bulunan Amerikan üslerini kapsamaktadır. Kuzey Kore’nin kapalı toplum yapısı ve önceden öngörülemeyen ve radikal kararlar alabilen yöneticileri, ülkenin komşuları tarafından bir tehdit rizikosu olarak algılanmalarına yol açmaktadır.

Bu yüzden Amerikan Donanması’ndaki 18 AEGIS BMD kabiliyetli geminin 16 tanesinin Pasifik filosunda görev yapması, ayrıca Japonya ve Güney Kore’nin AEGIS sistemi ile ilgilenmelerinin doğal karşılanması gerekir.

AEGIS BALİSTİK FÜZE SAVUNMA (BMD) SİSTEMİ

Yeni açıklanan program ağırlıklı olarak İran’dan kaynaklanacak balistik füze tehdidine karşı hazırlandığı için, ABD Deniz Kuvvetleri’nin Atlantik Filosu’nda bulunan ve BMD kabiliyeti olmayan AEGIS gemilerinde bu değişikliğin yapılması beklenmektedir.

2009 bütçesine göre, hepsi Atlantik filosunda görev yapan 1 kruvazör ve 2 destroyere; 2010 bütçesinde ise 2 kruvazör ve 4 destroyere BMD yeteneğinin kazandırılması için maddi kaynak tahsis edilmiştir. Uzun vadeli planlara göre, 62 adet Arleigh Burke sınıfı destroyerin tamamına BMD yeteneğini kazandırılmasını öngörülmektedir.

22 adet Ticonderoga sınıfı kruvazörün hizmette bulunan en eski 8 tanesinde bulunan SPY-1A radarı da BMD sistemini desteklememektedir. Bu yüzden bu gemilerden 15 tanesine bu sistem uygulanabilinecektir.

Ticonderoga sınıfı gemilerin yaşları Arleigh Burke sınıfı gemilerden daha yüksek olduğu için sadece 5 adet kruvazöre BMD yeteneği kazandırılması planlanmaktadır.Stadart AEGIS konfigürasyonuna sahip bir geminin temel AEGIS BMD 3.6 konfigürasyonuna modifiye edilmesi yaklaşık 10,5 milyon $ABD tutmaktadır.

AEGIS konfigürasyonuna sahip bir gemiyi daha gelişmiş AEGIS BMD 4.0.1 konfigürasyonuna yükseltmek ise yaklaşık 45 milyon $ABD tutmaktadır.

Aradaki fiyat farkının sebebi 4.0.1 konfigürasyonu için ilave sinyal işlemcisi, ayrıca ilave bilgisayarlara ve taktik füze datalink bağlantısına ihtiyaç duyulmasıdır.

Ayrıca gemide bulunan uçaksavar füzelerinin SM-3 Block 1A füzesi ile değiştirilmesi gerekmektedir. Standart füze ailesi yıllardır Amerika Deniz Kuvvetleri’nin başlıca uzun menzilli uçaksavar füzesi olmuştur.

Bu füzelerin balistik füze vurma yeteneğine sahip olan versiyonu SM-3 Block 1A’dır. Bu füzede, balistik füzenin savaş başlığını atmosferin dışında vuracak şekilde tasarlanmış bir harp başlığı bulunur.

Normal olarak uçaksavar füzelerinde, hedef uçağın veya füzenin yakınına geldiklerinde patlayacak şekilde tapalanmış şarapnel etkisi veren savaş başlıkları vardır. Böylece uçaksavar füzesi hedefini doğrudan fiziki temas ile vursama bile, çok yakında patlayarak hedefine onlarca şarapnel gönderip hedefin hassas uçuş yüzeylerini parçalayarak düşmesini sağlayacaktır.

Ancak balistik füzelerin önlenmesi için komple tüm füzeyi değil, savaş başlığının yok edilmesi önemlidir. Balistik füzeler sadece konvansiyonel patlayıcı (klasik TNT ve türevleri) taşımazlar. Balistik füzelerin savaş başlıklarında nükleer, biyolojik veya kimyasal (NBC) kitle imla mühimmatı olabilir.

Bunların atmosferin içinde parçalanması veya füze isabeti sonucu hedeften önce yeryüzüne düşmeleri bütün çabalara rağmen sivil halkta ciddi çapta ölümlere yol açabilir. Bu yüzden balistik füzelerin savaş başlıklarının atmosfer dışında ve uçaksavar füzesinin doğrudan isabeti ile imha edilmesi önemlidir. Böylece balisitik füzenin savaş başlığında olabilecek nükleer, biyolojik veya kimyasal savaş ajanlarını imhası sağlanabilir.

Şu anda hizmette bulunan SM-3 Block 1A ve 1B füzeleri kısa (SRBM) ve orta menzilli balistik füzeleri (MRBM / IRBM) vurabilecek menzil ve hıza sahiptirler. Ancak her iki model henüz, kıtalararası balistik füzeleri (ICBM) atmosfer dışı uçuşlarında yakalabilecek kadar hızlı değildirler.

Bu füzeler üzerinde yapılması planlanan ve daha önce belirtilmiş olan geliştirme çalışmalarının önemli bir kısmı SM-3 füzelerinin uçuş hızlarının ve menzillerini artırılması içindir.

YAPILAN TESTLER

Ocak 2002 ile Eylül 2008 tarihleri arasında AEGIS BDM sistemi ile 14 tanesi başarılı olmak üzere toplam 18 adet test yapıldı. Bu testlerde farklı farklı senaryolar denenmiştir. Ancak genel olarak temel alınan senaryo balistik füzenin vurulması olmuştur.Standart bir test süreci balistik füzenin ateşlenmesi ile başlamaktadır.

Teste katılan AEGIS BDM sistemine haiz gemi genelde 2-3 dakika içinde hedef füzeyi sisteminde tespit edip, tanımlayıp, hedefe kitlenerek takip etmeye başlamaktadır.

Bu süreç içinde sistem balistik füzenin vurulması için gerekli atış kontrol hesaplarını tamamlamakta ve SM-3 füzesi ateşlenmektedir.SM-3 füzesi, hedefin menzil uzaklığı ve irtifasına göre yaklaşık 2 dakikalık bir uçuştan sonra hedefine ulaşmaktadır. Bu süre içerisinde balistik füze hedefi, 100 millik bir yüksekliğe erişmiş ve ve atıldığı üsten 250 mil uzaklaşmış olmaktadır.

Yukarıda belirtilen 18 teste Japonya’nın kendi gemilerinde bulunan sistemleri ile yaptığı iki testte dahildir. Japonya’nın AEGIS BDM sistemine duyduğu ilgi doğal olarak Kuzey Kore’nin sahip olduğu kitle imha silahları ve balistik füze sistemlerinden kaynaklanmaktadır.

Japonya dışında Deniz Kuvvetleri’ne ait De Zeven Provincien sınıfı F-803 Tromp firkateyni ile İspanyol Deniz Kuvvetleri’ne ait Alvaro de Bazan sınıfı 4 Méndez Nunez firkateyni, Pasifik’te yapılan bu testlerin iki tanesine katılmışlardır.

Hollanda ve İspanyol gemileri testlerde hedeflerin takibi ve atış kontrol çözümlemelerini yaparken sadece Japon savaş gemileri hedeflere karşı füzelerini ateşlemiştir.

Bir dahaki yazıda, yeni balistik füze önleme planının artı ve eksileri yanında, Türkiye’nin projedeki rolü incelenecektir.


Bu yazıyı paylaşın: Bookmark and Share

Haber Konuları: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


....

Yorum yaz