Savunma Sanayi.NET Güncel Savunma Sanayii Haberleri Sitesi - Yıl 5 - 22/08/2017

Almanya’dan İsrail’e “U-Boot” yanıtı

16 Eyl, 2012 | Kategori: Deniz Savunma Sanayi | kilincoezge@googlemail.com

Almanya’nın, Mısır’a muhtemelen iki adet Tip 209 sınıfı denizaltı satışını düşündüğünün ortaya çıkmasını takiben, İsrail geçtiğimiz günlerde Almanya’nın bu tutumunu eleştirmiş ve Mısır gibi destabilize bir Arap sentezli ülkeye olası bir denizaltı satışının sakıncalı bir durum teşkil ettigini ima etmişti.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yardımcısı Silvan Şalom, konuyla ilgili olarak Almanya’nın Mısır’a denizaltı satacağını öğrenmelerinin kendileri için büyük bir sürpriz olduğunu ve bu satışın durdurulması gerektiğini dile getirirken, İsrail-Almanya ilişkileri için ironik olarak: “Bazen hemfikir olamadığımız hususunda da hemfikiriz” dedi.

İsrail Başbakanı Netanyahu’nun bürosundan da benzer açıklamalar yapıldı. Buna göre İsrail’in, Mısır’a olası bir denizaltı satışıyla ilgili olarak çok endişeli olduğu, tez zamanda bu denizaltı satışı niyetine bir son verilmesi gerektiği dile getirilirken, Mısır’ın son ihtilalden sonra güvenilmez bir ülke haline geldiği, her ne kadar Hüsnü Mübarek kendi halkına diktatörce gaddar davransada, kendisinin İsrail açısından, İsrail lehine, kendi çizgilerine uygun, güvenilir bir devlet adamı olmuş olduğu vurgulandı.

Tüm bunlara Almanya’nın yanıtı da gecikmedi. Alman Savunma Bakanı Thomas de Maiziere, İsrail’in itiraz ve eleştirilerini geri çevirerek: “Dünyadaki hiç bir ülke, Federal Almanya kararlarını veto edebilme yetkisine sahip değildir” dedi. Öte yandan bakan de Maiziere, Mısır’daki son gelişmeleri endişeyle izlediklerini de sözlerine ekledi. Şansölye Merkel’inse Mısıra’a iki adet Tip 209 sınıfı denizaltı satışını yeniden gözden geçireceği sızan bilgiler arasında.

Hatırlanacağı gibi İsrail şimdiye dek Almanya’ya altı adet Dolphin sınıfı denizaltı siparişi vermiş, bunlardan üçü 1999 ve 2000 yıllarında teslim edilmişti. Aynı sınıf fakat havadan bağımsız tahrikli (AIP) özellikli üç gemiyse, sırasıyla bu yılın sonu, gelecek yıl ve 2017’de teslim edilecekler. Öte yandan İsrail, Almanya’dan yedinci kalem Dolphin sınıfı denizaltı siparişine de hazırlanıyor.

Bkz: ttp://www.savunmasanayi.net/israilden-almanyaya-u-boot-tesekkuru/israilden-almanyaya-u-boot-tesekkuru

Özge Kılınç

Almanya bugüne dek 13 ülkeye en az 61 adet, beş ana model Tip 209 sınıfı (209/1100, -1200, -1300, -1400, -1500) denizaltı satmıştır. Bunlar önem sıralarına göre:

Türkiye 14

Güney Kore 9

Yunanistan 8

Peru 6

Brezilya 5

Hindistan 4

Güney Afrika 3

Arjantin 2

Şili 2

Ekvador 2

Endonezya 2

Kolombiya 2

Venezuela 2

şeklindedir. 

Buna göre Tük Deniz Kuvvetleri, dünyanın en önemli Tip 209 sınıfı kullanıcısı olup, 1976-2007 yıllarında, 31 senede 14 adet Tip 209 serisi denizaltı [Atılay (209/1200), Preveze (209/1400) ve Gür (209/1400mod) sınıfları] donanmamıza teslim edilmiştir ve halen donanmamızda yer alan tüm denizaltılarımız Tip 209 serisidir.

Dolayısıyla denizaltı unsurumuzun tamamı söz konusu 14 kalem Tip 209 sınıfından oluşmaktadır ve bu durum en az 2015, muhtemelen 2016 yılına kadar, 22 Haziran 2011 tarihi itibariyle resmen yürürlüğe giren, altı adet AIP özelikli Tip 214 denizaltısı siparişinden ilki teslim edilene kadar devam edecektir.

Bu yazıyı paylaşın: Bookmark and Share

Haber Konuları: , ,


15 yorum var
Yorum yaz »

  1. MİLGEM projesini başaran bir Türkiye Allah’ın izniyle MİLDEN projesinide başarır ve pazarlar.

    Bu yoruma katılıyor musunuz? Thumb up 32 Thumb down 8

  2. Eğer Almanya Mısır’a Tip-209 denizaltı satışını iptal ederse, biz elimizdeki tip-209 lardan 2 adet hemen Mısır’a satalım, nasılsa yeni tip-214 yapacağız, bu fısatla hem İsrail’e olan intikam duygularımız bir nebze de olsa hafifler hem de hazineye tip 214 ler için kaynak girmiş olur, belki de 2 adet daha fazladan tip 214 yapma şansımız olur.Mısır da İsraile karşı denizde elini güçlendirmiş olur.İsrail düşünsün dursun.

    Bu yoruma katılıyor musunuz? Thumb up 34 Thumb down 11

  3. Merhaba

    Zaten İsraille gergin olan ortamı böyle bir hamle ile germenin hiçbir matığı yok çünkü biz öyle birşey yaparsak yapacakları ilk iş bizim denizaltı ihalesini iptal ettirmek olacaktır. Bunada bu sıkışıklıkta en çok yunanistan sevinecektir.Mısır’ın alacağı 2 denizaltı olası bir çatışmada savaşın sonucunu etkileyecek bir kuvvet değildir.Bunun için en az 6 almalı ki dişe dokunur bir kuvvvet oluştursun. Ayrıca bu gemiler yazıdan anladığım kadarı ile sub harpoon kabiliyetine sahip değiller sadece bizimde denizaltımız var demek için pılmış bir alım gibi gözükmektedir.Eğer Almanya satmazsa Rusya’dan Kilo sınıfı denizaltı satın alabilirler Almanlarıda yeni silah ihalelerine sokmazlar bu da onlara herşeyi politikaya alet etmeme konusunda ders olur. Zaten ortalık karışık ve Suriye politikamız komple iflas etmişken bunu yapmak bizi dahada zor duruma düşürecektir. Zaten ABD deki yahudi lobisi yüzünden terörle mücadelede çok işe yarıyacak Reaperları alamadık. Bu fikir ancak her alanda bağımsız olduğumuz zaman ( tank yaparken dışarıdan motor almadan ( MTU Almanya’dan ilk 250 adet için artı Kore’den teknik destek 120 mm top sistemide yine onların lisansıyla, savaş gemisini %65 değil %100 yerli yaptığımız zaman ( örnek 3D takip radarı Thales motor yine Alma MTU’dan kendimize ait en az %90 yerli savaş uçağı yapmadan olmaz. ) Yarım yamalak hazırlık eşittir hiç yapılmamış hazırlık anlamına gelmektedir. Sabır zaferin anahtarıdır. %52 yerli savunma sanayi sadece savaşta orduyu 5-6 ay ayakta tutmaya yeter. Geldiğimiz nokta fena değil ama malesef kahramanlık yapmak içinde müsait değildir.

    Bu yoruma katılıyor musunuz? Thumb up 26 Thumb down 15

  4. Serhan’ın yorumuna aynen katılıyorum. Savunma sanayimiz halen ana hatlarıyla dışarıya bağımlı. İleri teknolojiyi ve kritik yedek parçayı halen dışarıdan alıyoruz. ARGE’deki ilerlememiz bu şekilde devam ederse 20 yıl sonra istediğimiz bilgi biriki ve yeterliliğe erişeceğiz. Ancak bunun için halen kıritik teknolojik aktarıma muhatıcız. Bunu sağlayabilmek içinde İsrail, ABD, Rusya, Çin gibi ülkelerle arayı sıcak tutmalı, rekabeti kızıştırıp İtalya’dan aldığımız ATAK helikopterlerinde olduğu gibi platform teknolojileri transfer etmeliyiz. Tank, Gemi, Denizaltı, Uçak ve Helikpter platformlarını tam olarak üretip banda koyduğumuzda inanıyorum ki Türk girişimcisi bu platformları modifiye etme ve hatta yenilerini geliştirmede ABD ve Rusya’dan geri kalmayacaktır. Yeterki devlet bu politikasında ısrarcı olsun, özel sermayeyi bu yolla beslesin.

    Bu yoruma katılıyor musunuz? Thumb up 17 Thumb down 10

  5. Son not TSK’lerine. Askerimizi sabrından ve cefakarlığından ötürü tebrik etmeyi unutmamak lazım. S.O.S veren eksikleri, kabaran acil ihtiyaçları yerli üretimden sağlamak için sürekli bekletiyor. Sabırla elde olan kısıtlı imkanları değerlendirmeye çalışıyor. Zira operasyonel helikopter eksiğimiz o kadar bariz ve sırıtıyorki bunu fark etmemek imkasnız. Hava unsurlarının eksikliği terörle mücadelede en zayıf noktamız haline dönüşmüşken yakınmadan sabır ve metanetle ATAK projesinin nihayete ermesini bekliyorlar.

    Bu yoruma katılıyor musunuz? Thumb up 12 Thumb down 8

  6. Merhaba

    Emir kardeşime öncelikle teşekkür ederim. Fakat şu noktanın tekrar üstünden geçmek istiyorum. Altay tankı örneğin silah sistemi G.Kore’den lisansı alındı. Onlarda Alman Rheinmetal’ın Leo-2 a6 kullandığı topu kopyalamışlar. Sormak isterim. Bunca yıldır MKE neden bir tank topu yapamamaktadır ? bir piyade tüfeği neden yapamamaktadır ? Bugün bu kuruluşumuzun makine parkı çok üst seviyededir. Ama ortaya bir ürün çıkartamamaktadır. Bu konuda SSM daha aktif olmalıdır. SAAB’da İsveç devletinin ama adamlarda yok yok onlar 7,5 milyon biz isek 78 milyon… demek üretken olmanın nüfus sayısı ile alkası yokmuş. Kalabalık olmak eğer üretemiyorsak pazar olmaktan öteye geçmiyor. Türkiye’nin AR-GE’ye ayırdığı kaynakla korkarımki 20 yıl sonrada değişen bir şey olmayacak. Çünkü bugünkü hızımızın çok daha üstüne çıkmamız gerek bunun için para ve eğitimli insan şart ama bu insan kaynağı göründüğü kadar hızlı gelişmemektedir. Para belki bulunur ama bizim geldiğimiz noktada rakiplerimiz nerede olur ? Bir motor sorunu çözemedik gitti. Üzücü değil mi ? bir tankın 2 silahı vardır biri motor diğeri tank ikiside bizim değil en azından KNOW-HOW’u bizim değil. Platform dizayn ediyoruz. Ama ona can verecek unsurlarda malesef yokuz. Aynı şeyi yukarıda helikopter içinde ifade etmiştim. Bu noktada bana katılmayan insanlara alınmıyorum. Sürekli yüzde yüz yerli diye bir şey lanse edilirse herkes inanmaya başlar. Sözün özü şudur Türkiye yerli imkanları işin içine sokarak en azında daha fazla paranın Türkiye’de kalmasını sağlamaya çalışmaktadır. Kimse alınmasın 200 YIL BİLİMDE GERİ KALIRSAN , SONRA NATO’ya girince kendi silah fabrikalarını kapatıp 1974 te KIBRIs nedeni ile silah ambargosu yiyene kadar uyursan böyle uzun uzun yazar hayallerine uzaktan bakar geçmişteki ZAFER ANILARIYLA yaşar dururuz.

    Bu yoruma katılıyor musunuz? Thumb up 19 Thumb down 7

  7. Yukarıdaki yorumlara kısmen katılıyor fakat bazı noktaların aydınlatılması gerektiğini sanıyorum. Hiç bir ülke kendi ordusunun ihtiyacını % 100 karşılayamaz. Zaten bu ekonomik de değildir. Tankın topu veya motoru stratejik bir ürün değil ki yapalım. Asıl olan tasarım ve teknolojidir. Bu tasarıyı ve teknolojik uygulamaları (yazılım, donanım) geliştirecek personel ise son 3-5 yıldır ciddi çalıştırılmaktadır. Argeye son yıllarda ciddi ödenek ayrılmış ve bunun karşılığı hemen görülmüştür (SOM, Cirit, ATAK, ANKA vs…) Tank örneğinde top lisansının güney koreden alındığı söyleniyor ama aynı güney korenin savaş helikopteri ihalesine türkiyede katılıyor. Eurocopter’in ana silah olarak CİRİT füzesini kullanmak istemesi daha başka söze gerek bırakmıyor. Daha düne kadar ciddi hiç bir silah üretimi olmayan bir ülkenin bugün son derece karmaşık ve zor bir iş olan savaş helikpoteri ihalesine katılması ve füze ihraç etmesi son derece dikkat edilmesi gereken bir başarı hikayesidir. Tükiye şu anda çok genç ve diğer ülkelere kıyasla daha az maliyetli bir savunma iş gücüne sahiptir. 2-3 yıl sonra Türkiye silah ihracatında çok ciddi rakamlara ve yerli tasarım silahlara sahip olacaktır. Yıllarca uyutulan bir sektörün, çok kısa bir sürede bu noktalara gelmesi gelecek için sadece ümit vericidir.

    Bu yoruma katılıyor musunuz? Thumb up 21 Thumb down 6

  8. atamızın actıgı ucak fabrikasını kapatanlar yapılan yerli arabanın önüne taş koyanlar arastırılıp sorumluları cezalandırılmalı bir an önce!!!hatta kaybettigimiz maddi zararın en azından bir kısmı bütün malvarlıklarına el koymak sartıyla hazineye devredilmeli kesinlikle…bir ikincisi yukarıda arkadasın dedigi gibi umutsuz degilim kesinlikle genc dinamik iş gücüne sahibiz..diziler,magazinsel boş programlarla halkın beyni malesef sulandırılıyor. arge,girisimcilik,inovasyon,yüksek teknoloji v.s alanlarla ilgili halkımıza genclerimize cocuklarımıza daha ilkokuldan baslayıp farkındalık,bilinclendirme,sevdirip özendirme egitimleri,konferanslar,seminerler verilmesi gerekir..suanda savunma sanayisine simdiye kadar görülmemis bir güven bir yatırım mevcut devlet tarafından bu destekle beraber verilen hedeflere ulasılacagına eminim canı gönülden allahım bizleri utandırmasın insallah atamızın gösterdigi hedeflerde bir türkiyeye gidiyoruz tam bagımsız etkin caydırıcı gücüne sahip bir türkiyeye…….

    Bu yoruma katılıyor musunuz? Thumb up 22 Thumb down 3

  9. Merhaba

    Savunma sanayi yüksek kalite isteyen ciddi bir iştir. Bu tip üretimlerin yatırımları zahmetli ve zaman alıcıdır. Fakat savunma sanayi tasarım ve yenilikçi olmaktan ibaret değildir. Aynı zamanda üretmekte olduğunuz silah sistemine tam manada hakim olmayıda gerektirir. Bir silahı üretirken motoru Almanya’dan satın alıp namluyu Kore’den lisansla üretmekle savunma sanayi kurulamaz. MKE daha önce lisansla 105 mm tank topu üretmişti. Bu seferki milli bir tasarım olmalıydı. Ben zaten yabancıya motora parayı ver silaha parayı ver artı 8 yıl bekle ve tankımız olsun.Bu çalışmalar iyi niyetli ama yeterli değildir. Siz üretiğiniz silaha tam manasıyla hakim olmak zorundasınız. Bu stratejik değil dışardan alalım namlu stratejik değil dışardan alalım o zaman bu harcanan çaba ve emek neden peki ? Sadece tank yaptık ya da helikopter ürettik demek için mi ? Ayrıca barış zamanı motor ya da üretilemeyen bir şekilde bulunur fakat savaş ya da kriz durumunda eldeki sistemlerin sayısını arttırmak istediğinizde durum ne olacak peki ? Fırtına motorlu öbüslerinde Alman MTU malı motorların Almanya tarafından satışı bloke edildiği için Azerbaycan’a malesef bu silahları satamadık. Ayrıca tanklarda, uçaklarda ve gemilerde motor değişimi oldukça zahmetli ve sistemin performansını çok ciddi şekilde etkilemektedir. Sözün özü olası bir kriz anında ambargosu bana sıkıntı yaratacak herşey stratejiktir. Savunma elektroniğinde belirli bir noktaya geldik ama genede önemli konularda dışarı bağlıyız hemde göbekten bağlıyız. Daha çok insan ve emek bu işe yönlendirilmek zorundadır. Bir de son olarak şunu eklemek istiyorum. Cirite ait çok önemli bir parça Amerikan Goodrich firmasından tedarik edildi. Bir şekilde olası bir kriz anında satışa durur ya da yasaklanırsa nasıl üstesinden geleceğiz ? bu sistemler öyle onu çıkar bunu takla çalışacak türden değiller. Bunun yanı sıra yabancı bir ülkenin helikopter ihalesine girmek güzel bir şey ama Atak ile ilgili üretemediğimiz tüm sistemlerin parası yine de yabancı tedarikçilere gidecektir. Bu da firmalarımızın karını düşürecektir. Bu yüzden üretim yapamadığımız alanlarda acilen birikimimizi arttıracak çalışmalar yapmak zorundayız. Çünkü teknoloji hızla gelişip değişmektedir. Muhakkak ki bir şeyler yapmak güzel geç yapıp piyasayı sürüklemedikten sonra sadece iç pazara hapis kalırız bu da gelişimin önündeki en büyük engel olarak kalır malesef….

    Bu yoruma katılıyor musunuz? Thumb up 9 Thumb down 6

  10. Yine yukarıda bazı yorumlara katılmayacağımı belirtiyor ve ne demek istediğimi maddeler halinde izah ediyorum;
    1- Artık dünyada savaşlar 1-2 gün veya en fazla 2-3 hafta sürmektedir,
    2- 50-60-70’li yıllarda ki gibi bir zamanda yaşamıyoruz ve bu nedenle ambargo dediğimiz şey artık anlamını yitirdi,
    3- Kuzey Kore ve İran en ağır ambargolara rağmen nükleer kapasiteye sahip veya sahip olacak,
    4- Zamanımızda artık en geçerli şey güçlü bir ekonomidir. Ambargo ile silah sanayi belki bir miktar geriler ama ekonomiler çökmektedir,
    5- Fırtına türü obüs silahlar ve benzerleri artık pek çok ülke tarafından biraz zorlama ile yapılacak silahlardır,
    6- Artık savaş alanlarında geçerli ve etkili olan unsurlar yüksek teknoloji ürünü silah ve ekipmanlardır,
    7- Türkiye çok güçlü top sistemlerine sahip olmasına rağmen terör olaylarında İnsansız Hava Araçları ile esas neticeyi almaktadır,
    8- Tasarım ve teknolojik olarak büyük oranda yapabileceğiniz bir silah sistemini, sırf bazı parçaları dışarıdan alınacak diye yapmamak veya o parçayı geliştireceğim diye yıllarca beklemek veya ambargoya maruz kalırım diye üretim gerçekleştirmemek ne derece mantıklı ?
    8- Tabiiki stratejik parçalar yapılacaktır (SOM’un ısıl pili gibi) ama bu hiç bir zaman gecikmeye neden olmamalıdır,
    9- SOM türü bir silahı ambargo zamanında elde edemeyebilirsiniz belki ama bu silahı kendiniz yapıyorsanız kritik malzemeleri el altından da olsa temin ederek yine yaparsınız,

    Daha önce dediğim gibi önemli olan tasarım ve teknolojik kabiliyetleridir. Artık muharebe sahasının ana unsuru olarak, yüksek teknoloji ürünü silahlar yerini almaktadır. Tank, Top vs sistemler yüksek teknolojiyi bünyesinde barındırmıyorsa sadece iyi birer hedeftir velev ki motorunu ve topunu da yapsanız….

    Bu yoruma katılıyor musunuz? Thumb up 9 Thumb down 6

  11. Merhaba

    1- Dünyadaki savaşlar öyle 1-2 gün 2-3 hafta yıllık izin tatili gibi kısa sürmemektedir. 1991 Körfez savaşında müttefik ordularının sadece yığınağı 6 ay sürmüştür. Bugün hiçbir devlet bir diğerine 6 aydan önce taaruz edemez. Çünkü yeterli kaynak ve işgal gücünün bir araya getirilmesi ve hava bombardımanı bu süreyi almaktadır.Ayrıca askerlik ve üretim konusunda hiçbir kabiliyeti olmayan Arapların 1991 ve 2003 yılında ABD ile yaptıkları savaşları ölçü alamam doğrusu kusura bakmayın lütfen ayrıca Sırplar NATO bombardımanı esnasında sahte hedefler yerleştirerek önemli bir elektronik karıştırma yapamamasına rağmen devasa zayiatlar vermemişlerdir. ABD bugüne kadar kendisine denk askeri güçler ile karşı karşıya gelmemiştir. 2003 savaşının ilk 15 günü ABD adına sıkıntılı olmuştur. Çünkü Iraklılar direnmiştir. Ne zaman direniş durdu. Savaş ABD açısından rahatça ilerlemeye dönüştü. Fakat karşılarında dişli iyi bir hava savunma ve hava gücü sahip olan bir ülkeye karşı gelse bu kadar kolay ve ucuza kazanabilirmiydi ?

    2- Ambargo yönteminin kalmaksı olanaksızdır. Zaten ekonomi çöktükten sonra ordunun savaş değeri eğer azalmış ise bu noktada sert bir direniş sonrası bile sonuç az çok bellidir. Ambargonun uygulanan ülkeyi üretemediği ithal etmek zorunda olduğu şeylere sahip olmasını engelleyerek her türlü üretim ya da karşı koyma gücünden madden ve manen yoksun bırakmak amacını gütmektedir. Silahınız olabilir ama gıdanız yoktur gene mağlup olursunuz. Ambargoyu kırmak için gerekirse ilk hamleyi siz yaparsınız ama vurulan araç gerecinizin yerine yenilerini koyamazsanız fabrikalarınızı hava taaruzlarına karşı koruyamazsanız gene mağlup olursunuz. Özellikle deniz ambargosu çok sık uygulanan bir yöntemdir. Bu sayede deniz gücü zayıf olan ülkenin gizli kapaklı dahi olsa ithalat yapmasının önüne geçilmektedir. Müttefiğiniz olan ülkelerin sizin ambargoya dayanıklılık ve üretim gücünüze güveniyorsa onları yanında tutmanız ve psikolojik olarak üstünlüğü karşı tarafa vermemiş olursunuz.

    3- Madem Fırtına tarzı top sistemleri zorlama yöntemler ile yapılabiliyorsa o zaman tankta yapılabilir. Pakistan bile Ukrayna ile ortak tank geliştirdi. Benim sorduğum soru hep şu : Bir şeyler yapıyoruz ama ne kadar teknoloji bize kalıyor ne öğreniyoruz neyi öğrenmemiz lazım ? Örnek : MKE 120 mm tank namlusu lisansını G.Kore’den aldı ama bu kurum daha önce tank topu üretti zaten neden üzerine bir şey koyup özgün bir namlu yapamıyor ?
    Çünkü bilgi birikimini ileri götürmek için bir şey yapmamış üstüne koymamış veya koyamamış bu bir çok işte bu şekilde yürüyor. O zamanda savunma sanayimiz lisanslı üretimin ötesine geçemiyor…. Cevap AR-GE için ayrılan insan ve paranın azlığı bu ikisi yoksa açıkçası teknolojik oyuncaklarda yok malesef..

    4- Bu maddede biraz yanlış anlaşılmışım. Bu tank projesi taa 2000 yılından beri var olan ve konuşulan bir proje bir ekip kurularak 12 yılda bir motor bugüne kadar geliştirilemezmiydi ? F-16 ABD tarafından 14 yılda geliştirilmiştir. Sizce tank motoru mu yoksa F-16 yapmak mı daha kolay ? Plansızlıklar bu tip ara çözümlere sebep oluyor. Tank dizayn et motoru al, namluyu al o da yetmedi teknik danışman bul sonra tank dizayn ettim demek devasa bir başarı değil. Zaten bu tank bile K-2 kara panter üzerinden geliştirilmiş bir model Kore’lilerde K-2 nın babası K1A1’i Abrams tankı üzerinden geliştirmişler. 75 yıldır gelişşim halinde olan herkesçe kullanılan ve bilinen bir sistemi safkan yapamamak teknolojik zayıflığımızı ortaya koymuyormu sizce ? Ben üretilmesin tabi ki demiyorum ama ithal ana alt sistemlerin yerli olmayışı beni ciddi şekilde düşünceye sevk ediyor.Kabı Türk ama ya içi ? örnek: 10 yıl sonra ALTAY 2 için MKE 140 mm’lik yeni bir namlu yapabilecek mi ? daha açık ifade ile bir Rheinmethal olma yoluna girebilecek mi ? Firmalarımız uzmanlaşamıyor üretim lazım olunca al lisansı yap topu eğer öle düşünürsek dizayn etmede sorun değil bir sürü dizayn firmaları var Verirsiniz isterleri yapar dizaynı ana alt sistemler sadece atış kontrol sistemi ya da yazılım değildir onu koşacağınız platform hareket ettirecek motor ve diğer unsurlarıdırda. Bir insan düşünün çok akılı ama kör akılı hemde iyi görüyor ama sakat koşamıyor. Ambargo kriz ya da uzun boylu bir savaş anında başımıza bu durum bu şartlar altında gelebilir. Çok sayıda üretilecek bu tank için yerli transmisyon ve motor yapamazsak korkarım ki bir 30 yıl daha aynı konular tartışılıyor olacak …. yoksa gene bir 1974 benzeri olaylarla karşı karşıya kalırız.

    5 Ambargo altında iken stratejik ana alt sistemleri başkasından 1 lira iken 10 liraya bulursunuz. Bulsanızda karşılığında siyasi ve askeri tavizleri verececk olan ülkeye vermek zorunda kalırsınız. Artı hasım ülkenin eli kolu uzunsa kimse bu işe karışmak istemez bu da gene yolda kalmak anlamına gelir. İran Rusya’dan parası ile S-300 aldı ama ABD ve İsrail baskısı ile elde edemedi. Ayrıca dizayn edilen silah sistemlerindeki ana alt sistemleri o şekilde değiştiremezsiniz. Bu aracın performansını ciddi şekilde etkiler.

    6 PKK ile mücadelede kullanılacak sistem insansız hava aracı olabilir fakat savaş alanında klasik ya da asimetrik unsur sonuç itibari ile atış altına alınarak vurulmalıdır. Toplar bu konuda halen etkili ve ucuz bir çözüm olarak durmaktadır. Bugün ABD, Rusya Çin gibi ülkelere büyük topçu güçlerine sahip bulunmaktadır. Klasik savaşın vazgeçilmez unsurları arasında hala bulunmaktadır. Sanırım panter çekili obüsünde Singapur’dan bir firma ile işbirliği yapıldı. Yani onlar bile bize askeri teknoloji sattı. :)

    Yüksek teknolojili silah olayına gelince yüksek teknoloji sadece yazılım ve bilgisayar değildir. Ona hayat verecek zırh ateş gücü ve harekt kabiliyeti olmadan bu internet cafede Counter Strike oynamaya benzer. Zaten yazılım ve bilgisayar teknolojisinde ileri olan ülkeler bu üretim alanlarından çıkmamışlar ya da stratejik değil deyip kenara çekilmemişlerdir. MTU, General Electric gibi firmalar daha iyi motorlar için sürekli yeni yatırımlar yapmaktadırlar. Sanırım onlara göre bu ana alt sistemler hala stratejik. Fırtına KMO olayı bence ibretlik bir olay Azerbaycan ihtiyaç duyduğu silah sistemine Almanya baskısı nedeni ile sahip olamamıştır. Aynı Almanya bir gün Türkiye’ye ben sana bunu satmıyorum saldırgan politika izliyorsun ya da gelişip onun tank satmak istediği bir yere teklifte bulunuyorsun baltalamak amacı güdüyor tedbir nedir ? farklı motor ve tüm sürüş ve atış testleri yeni baştan sonuç mu o meçhul… Ülkeler bir diğerinin kalkınmasını istemez bu yüzden savunma sanayininde her alan kıymetlidir. Türkiye’nin bu konuda kıt kaynakları ile yolu uzundur. Umarım çok iyi yerlere geliriz ama hayalci de olmamak lazım. Çünkü teknolojide hala geriyiz.

    Bu yoruma katılıyor musunuz? Thumb up 12 Thumb down 7

  12. Merhaba,

    Ne demek istediğimi kısaca ve maddeler halinde yazarak tekrar anlatmak istiyorum;

    1- Dünya eski dünya değil. Yani artık savaşlar daha önce dediğim gibi 1-2 gün veya en fazla 2-3 hafta sürmektedir. Amerika Irak’la savaşmadı, Irak’ı işgal etti ve daha yeni yeni ayrılmak ve kurtulmak istiyor. Çünkü bu uzun savaşlar Amerika gibi bir ülkeyi dahi diz çökertti. Bugün olası Türk-Yunan Savaşında (artık olmaz ama) maksimum 48-72 saat süreceği üzerinden hazırlıklar yapıldı.

    2- Dünya artık küresel hale geldi. Ülke Ekonomileri birbiri ile çok içli dışlı, Dolayısı ile ambargo dediğimiz şey tüm taraflar için iki tarafı kesen bıçak gibi, kolay uygulanması ve uzun sürmesi mümkün değil.

    3-Dünya orduları artık büyük ve uzun süren savaşlara göre değil kısa ve etkili savaş konseptlerine göre yapılandırılıyor.

    4- Lazer silahları, elektromanyetik bombalar, İnsansız hava, kara ve deniz araçları, elektronik savaş kabiliyetleri vb. silah ve techizatlar çok yakın bir gelecekte boy gösterecek ve klasik ve konvansiyonel silahlara karşı inanılmaz bir tahrip edici etki gösterecektir.

    5- Tasarım ve teknoloji anlamında yetkinleşmiş, teknolojik gelişimini sürekli hale getirebilen bir savunma sanayi diğer savunma sanayi kollarına zaten çok ciddi olumlu bir çarpan etkisi yapar.

    6- Çokça Zikredilen kısıtlı kaynaklarımızı, sadece bir kaç silah sisteminin ana veya alt sistemlerini yapmak için kullanmaktan ziyade, tüm sektöre pozitif etki edecek teknolojik yatırımlarda değerlendirilmesi daha mantıklıdır.

    Kısaca Türkiye, Konvansiyonel silah sistemlerinde geniş çaplı bir üretim ve arge yelpazesi oluşturarak ağır ve masraflı bir çabaya girmesindense, daha etkili, yüksek teknolojiyi bünyesinde barındıran, hassas ve vuruş isabet gücü yüksek olan silah ve techizatlara yönelmesi, Ekonomik durumumuzu da göz önüne alırsak en doğru yol olduğu açıktır.

    Bu yoruma katılıyor musunuz? Thumb up 8 Thumb down 6

  13. Merhaba

    Türk-Yunan savaşı için 48 ila 72 saat sonra büyük devletler araya girer mantalitesi ile Yunanlılar tarafından yapıldı. Dediğiniz ifadelere bu şekilde ambargo hariç katılıyorum. O zamanda ortaya şöyle bir durum çıkıyor. Kara aracı geliştirmenin demode olduğu sonucu gibi… Öyleyse tamamen havacılık ve elektroniğe yönelmenin daha mantıklı olduğu sonucu çıkıyor. Burdan hareketle öyleyse leo-2 a6 nın lisansı İspanya gibi satın alınamazmıydı ? en azından güvenilir sağlam bir dizayna Türk malı elektronik giydirilebilirdi. Sadece geliştirme bedeli 500 milyon dolar bu manada sokağa atılmış olmuyor mu ? ayrıca uzun süredir TSK nın 3. nesil tank ihtiyacı bekletilmemiş olurdu, henüz imalata 2015’te girecek ve eğitimleri ayrıca sayısı ile işler hale gelene kadar daha kaç yıl geçecek ve savaşta stratejik önemi olmayan bir araç için bu kadar para harcamanın doğrulu sorgulanmış olmaz mı ? Bu üretim ile Türkiye’de imalatı olmayan ya da az olan alt sistemleri üretmek için gerekli teknolojik birikim ve yatırımları yapmadıktan sonra Tank üretmenin mantığı üretmenin mantıklı olduğunu düşünmüyorum. Sonuçta bu silahı alacak 3. taraflar haliyle şunu görmek isteyecektir. Türkiye bu silah sistemini geliştirerek yenileyebilecek mi ? ve Türk sanayi bu sistemi bir 25-30 yıl destekleyebilecek mi ? bu işten para kazanan tüm devletler bu sistemleri ana alt sistemlerini kendi üretmektedir.

    Bu yoruma katılıyor musunuz? Thumb up 11 Thumb down 3

  14. Abi savaşlar 1-2 gün sürmektedir ne demek, sürmemektedir ne demek? Bugün g. kore ile k.kore savaşsa, 1-2 gün mü sürecek?

    Bu yoruma katılıyor musunuz? Thumb up 5 Thumb down 2

  15. Baipis Yorumuma katıldığın teşekkürler. Eğer nükleer silahlar devreye girmezse savaşlar 1-2 günde bitmez. Çünkü dünyada şu an hemen hemen tüm ulusların ellerinde iyi kötü silahlar mevcut. Irak savaşını ölçü olarak almıyorum. Bunu defalarca söyledim. Askerliğin a sından anlamayan Araplar 1.sinde ellerindekini doğru dürüzgün kullanmayı beceremediler. Dünyanın 4. büyük ordusu elektronik harp ve komuta- kontrol sistemlerinin haberleri yok. Sinyal istihbaratları sıfır daha da komik olanı ABD 6 ay boyunca suudi arabistana silah ve techizat akıtırken saldırı için resmen oturup vurulmayı beklediler. 2. ise kendi VATANlarını korumak yerine ABD ye kucak açtılar. Eğer ORDU nu ve İKMAL kaynaklarını iyi düzenler. Kendi SANAYİne dayanırsan ve VATANINI MİLLETİNİ DİNİ VE SEVDİKLERİNİ KORUMA AZMİN VARSA savaşlar 1-2 günde bitmz ama ARAPLAR gibi yaparsak 1-2 günde yenilir ve herşeyimizi kaybederiz. Diğer milletlerin eğlendiği ALAY ettiği zavallı milletler arasına katılırız. :(

    Bu yoruma katılıyor musunuz? Thumb up 4 Thumb down 3

Yorum yaz